fbpx AMERİKA KITASININ EN İLGİNÇ ETNİK GURUBU; MELUNCANLAR, TÜRK OLABİLİR Mİ? | Mamak Havadis

AMERİKA KITASININ EN İLGİNÇ ETNİK GURUBU; MELUNCANLAR, TÜRK OLABİLİR Mİ?

AMERİKA KITASININ EN İLGİNÇ ETNİK GURUBU; MELUNCANLAR, TÜRK OLABİLİR Mİ?

Amerikalı Meluncanlar’dan olmak kulağa güzel geliyor. Hele de içlerinde siyaset ve sanat camiasından ünlü isimlerin günümüzde Meluncanlar olarak tanınıyor olması, daha da dikkat çekiyor gibi.  Fakat bundan yüzyıllar önce Amerika’da böyle bir şey ileri sürmek pekte hoş karşılanılan bir durum değildi. Çünkü Amerikan yasalarına göre kıtanın yaşayanları Zenci, Kızılderili, Beyaz ve Melez olarak sınıflandırılmış, koyu tenli insanlar bu kategorinin dışında tutulmuşlardı. Söz konusu meselenin gündeme gelmesi beklide Meluncanlar’ın kendilerine bir ata bulma arayışından daha çok; kıtanın sahiplerinin onları ulus olarak bir yere oturtamaması yüzünden kaynaklanmış olabilir. Nitekim koyu tenli bu etnik gurup, dışlanma korkusundan ötürü ilk zamanlar Amerika’nın diğer halklarından farklı olan özelliklerini gizleme çabasına girmiştir.

Popületerliğini halen koruyan Amerikalı Meluncanlar kimdir? Yüzyıllar geçmesine rağmen atalarını unutmayan bu halkın günümüzde bir soy ağacı arayış çabalarının haklılık payı var mıdır? Yoksa söylenenler birer iddiadan mı ibarettir? Meluncanlar, Amerika Birleşik Devletleri’nin ağırlıklı olarak güney eyaletlerinde yaşamaktadır. Kelime olarak; Fransızca Meluncan yani Melance, karışım anlamına geliyor. Kıta sakinleri bu etnik gurubu, uzun yıllar Lanetlenmiş ırk olarak tanımlamış, kıtanın dört etnik grubuna dâhil etmemişlerdir. Meluncanlar ise kendilerini Amerika kıtasının bir parçası olarak görme istemlerinden ötürü Porthygee yani denizci olarak adlandırmışlardır. Nitekim 1790 yılı kararlarında Meluncanlar, Amerika kıtasında yaşayanların dışında bırakıldılar ve dağlara sürüldüler. Bu tarihlerden sonra kimlik belirsizliği yaşayan Meluncanlar’ın şehirlere dönmeleri kolay olmadı. Meluncanlar’ın yaşamış olduğu baskılar, onların Amerikan tarihinin bir parçası olma istemlerini iyice yerleştirmiş olacak ki; bu etnik gurubun, kedilerini Portekiz, İspanyol hatta Kara Alman, Kara Fransız görme meyline kadar götürdü. Bu psikolojik bağlanma ihtiyacı çok daha ileri bir boyuta giderek; kadınların esmer tenlerini saklamalarına neden oldu. Meluncan’lı kadınlar güneşten yanmamak için boğazdan topuklara kadar uzanan ve kolları uzun siyah elbiseler ile tenlerini korumaya çalıştılar. Meluncanlar’ın Türk olabileceği iddası ise 1990 yıllarda George Town Üniversitesi Rektörü Prof. N. Brent Kennedy’nin ileri sürdüğü çalışmalar ile gündeme tekrar oturdu. Kendini İrlandalı olarak bilen Kennedy’nin bu iddiası şaşırtıcı bir şekilde Akdeniz coğrafyasına sahip bir hastalık ile yüzleşmesi ile başlar. Bu hastalık, Akdeniz insanına özgü Akdeniz Anemisi yani; Behçet hastalığıdır. Çalışmalarını genişleten Kennedy doğrulamayan bir soy ağacı ile karşılaştı. Ona göre; karmakarışık bir hal alan soy ağacı DNA testi kısmen netlik sağlamıştı ve O bir Akdenizliydi. Bu iddia, Güney Amerika’nın Virginia eyaleti Wise ilçesinde yaşayan etnik gurup için çoktan kabul gördü. Onlara göre asılları Türk’dü ve onlar Osmanlı torunuydular.  

Meluncanlar’ın Portekiz, İspanyol ya da Amerika’nın yerli halkı ile benzerliklerinden hareketle karma ırk oldukları iddiaların yanı sıra Türk olabilme ihtimalleri bazı tarihçiler tarafından İne bahtı savaşına dayandırılır. II. Selim zamanında Osmanlı donanması, Kıbrıs’ın fethinin ardından Venedik, İspanyol gibi devletlerin önceliğinde kurulan haçlı donanmasına karşı İne bahtında (1571) yenik düştü. Yaklaşık 5000’e yakın Osmanlı levendi haçlılarca esir alındı. Portekiz esaretinde kalan bir kısım Osmanlı levendi dönüş yolunda İngiliz gemilerine sevk edildi. İngilizler bir kısım levendi, olumsuz koşullardan dolayı Amerika kıtasının Corelina eyaletine yakın adaya bıraktılar. Esirlerin 200 kadarı ise İngiltere’ye götürüldü. Ardından bu esirler, Osmanlı ve İngilizler arasında yapılacak olan müzakerelere sebep oldu. Bölgeye bırakılan Osmanlı leventlerinin arasında başka uluslarında olduğu biliniyor. Bu tarihlerden sonra bölgede yaşayan leventlerin akıbeti, çok net değil. Onların bölge halkı ile kaynaşarak ulus kavramını yitirdikleri muhtemel gözüküyor. Nitekim yerli halkı; kızıl derililer ile gümüş aletlerin kullanımı gibi benzer kültürel anlayışlar söz konusu.

Antropolojik çalışmalar ise Meluncanlar’ın Türkler ile ortak özelliklerine dikkat çekiyor. Bölge sakinleri, ulu atalarının doğuya dönerek ibadet ettiklerini ifade ediyor. Eski aile resimlerinde görülen mezarlarının, Osmanlı- İslam mezar yapısına benzer olduğunu söylemek çok zor değil. Bu mezarlar hemen evlerin yanında bulunuyor. Ayrıca evlerin etrafında çekilen çitlerin, Osmanlı sanatı figürü taşıması da oldukça önemli. Meluncanlar nazar değmesine inanıyor ve mavi boncuk kullanıyorlar. Bir Türk gibi kahve içiyor, kahve falına bakıyorlar. Mutfaklarında bulguru kullanan Meluncanlar, yemeklerinde baharat, salça ve soğanı kullanıyorlar. Lisanlarında Türkçe kelimeler bulunuyor. Tip olarak bölgenin diğer ırklarından ayrılan Meluncanlar, zenci değil, diğer halklar kadar da beyaz değiller. Tüm bunlara dayanarak bir Akdenizli tipine sahip Meluncanlar’ın kendilerini Türk kabul etmeleri şimdilik çok normal gibi gözüküyor. Ayrıca yaptırdıkları DNA testlerinin sonuçları, Türk genine sahip olduklarını ispat eder nitelikte olabilir. Sonuç olarak, Amerika’da tanınmış birçok kişinin de içinde yer aldığı isimlerin Meluncan olukları iddiaları, olayın tarihçiler ve araştırmacılar tarafından bir müddet daha popületerlğini koruyacağa benziyor.