fbpx ARAÇ SATIŞINDA (2.EL) SATICININ / GALERİCİNİN SORUMLULUĞU NELERDİR? DOLANDIRICILIK SUÇU ŞARTLARI OLUŞUR MU? | Mamak Havadis

ARAÇ SATIŞINDA (2.EL) SATICININ / GALERİCİNİN SORUMLULUĞU NELERDİR? DOLANDIRICILIK SUÇU ŞARTLARI OLUŞUR MU?

Merhabalar değerli okurlar kaleme aldığım birçok yazım üzerine sizlerden gelen olumlu geri dönüşler neticesinde siz kıymetli okurlara öncelikle teşekkür etmek istiyorum.

Değerlendirmelerim sonucunda yazılarımda anlatacağım konuları bu doğrultuda belirlemeye çalışıyorum yani konulara sizler karar veriyorsunuz yine bugün ki yazımızda sizlerden talep gelen ve sıkça günümüzde karşılaştığımız ikinci el araç satışlarında satıcının sorumluluğu bu sorumluluk neticesinde bazen dolandırıcılık suçlarına kadar ilerleyen durumları, kişisel görüşlerim eşliğinde değerlendireceğim. “Türkiye’de 2020'nin ilk üç ayında 2 milyon 143 bin 426 adet ikinci el otomobil ve hafif ticari araç satıldı. 2019'un aynı dönemine göre satışlar yüzde 45 arttı. Böylece ikinci el otomobil pazarı yeni bir rekora imza attı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre satılan araçların 1 milyon 519 bin 158'i ocak ve şubat aylarında satılırken salgının etkisini göstermeye başladığı martta ise 624 bin 258 adet ikinci el araç satıldı.” başlıklı birçok haberden de göreceğimiz üzere ikinci el araç piyasasında epey bir artış ve satış söz konusudur. Aracınızı aldınız fakat daha sonrasında ekspert raporunda yanlışlık/hata gördünüz ya da Galerici ile eksper anlaşarak size ayıplı bir malı sattı ne yapacaksınız? Haklarınız nelerdir? İşte bugun ki yazımızda kişisel değerlendirmelerimiz eşliğinde anlatacağız.

İlk olarak ayıp nedir ayıplı mal nedir bu konulara değinelim, Ayıp, genel bir tanımla sözleşme konusu şeyin uygun surette kullanılmasını önemli ölçüde güçleştiren veya ortadan kaldıran ya da kullanım değerini azaltan eksiklikler; olarak tanımlanmaktadır. Yani bir araç aldınız aracın ayıbı nedir diye soracaksanız alacağınız araç açısından aracın parçalarının değişmiş ya da boyalı olması aracın hasarlı çıkması (pert kaydı vs.) ,aracın Motor ve Şanzıman aksamındaki yağ kaçakları, değişimler, yağ yakma durumları, aracın kilometresi ile oynanmış olması durumları “ayıplı mal ”nedeniyle dava açma hakkınızı oluşturmaktadır. Birçok kez karşılaşılan ve yaşanılan durumlara göre ayıplı malı iade etmek istediğinizde satıcının araç satış sözleşmesinde “tüm hasarı kabul ettim şeklinde imza alması vs.” durumlar nedeniyle satıcı ben satarken sorun yoktu, sözleşmeyi imzaladın bitti gitti, gibi cümleler kurabilir. Öncelikle şunun altını çizmekte fayda var araç satışında ARACI HATALARIYLA ALDIM ŞEKLİNDE ATILAN İMZANIN TÜKETİCİ AÇISINDAN HİÇBİR HÜKMÜ BULUNMAMAKTADIR. İnternette dolaşırken araç satış sitesinde bir araç gördünüz ve size aracı satan bir şahıs; o zaman şahsın Borçlar kanunu kapsamında sorumluluğu doğmaktadır; fakat araç satan kişi bir Galerici veya bu işi meslek haline getirmiş bir satıcı ise bu kişilerin araç satışından doğan uyuşmazlıklarda Tüketicinin Korunması Kanunu hükümleri uygulanır. Satıcı ayıbın varlığını dahi bilmese Tüketiciye karşı sorumludur. Aracın satış bedelinin normal değerden aşağı alınması da ayıbın Tüketici tarafından bilindiğini göstermez. Ayıplı mal; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması   Kanununun 8. maddesinde yer almaktadır. Buna göre; ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Bahsettiğimiz birçok durumdan da anlaşılacağı üzere galericinin tüketiciye karşı sattığı mala ilişkin sorumluluğu mevcuttur.  Galerici malın teslim tarihinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan tüm ayıplardan sorumludur. Bu konuda ayıplı malı alan Tüketicinin seçimlik haklarına baktığımızda; TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN bizlere şunları söylemektedir; Tüketicinin seçimlik hakları başlıklı 11. maddesinde

 (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,

Seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz.

(3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

(4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.

(5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir.

(6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir. Ayrıca galerici malın ayıplı olduğunu bilmesine rağmen satıyorsa söz konusu kanunda geçen 2 yıllık zaman aşımı süresiz zamanaşımına dönüşür. Galerici ile konuştunuz ve gittiğiniz ekspertiz firmasıyla anlaşıp size bir ayıplı mal yani aracı sattıysa, mevcut eksper firması ve Galeri arasında bir bağ mevcutsa bu durumda TCK ya göre Dolandırıcılık suçları hükmü uygulanmaktadır. Dolandırıcılık Suçu Nedir? TCK 157-158. maddelerinde yer almaktadır. Dolandırıcılık suçu, failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatması, mağdurun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlamasıyla oluşur.

Son olarak bu tür suçlar şikâyete tabi suçlardan değildir. Savcılık suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez kendiliğinden soruşturma yapmak ve suçun işlendiği kanaatindeyse kamu davası açmak zorundadır. Dolandırıcılık suçu için şikâyet süresi yoktur. Ancak suçun en basit halinde dava zamanaşımı süresi 8 yıl olduğundan en geç 8 yıl içinde şikâyet hakkının kullanılarak olayın savcılığa bildirilmesi gerekir. Bu yazımızda “karşılaştığımız ikinci el araç satışlarında satıcının sorumluluğu bu sorumluluk neticesinde bazen dolandırıcılık suçlarına kadar ilerleyen durumlara kişisel bakış açımız ile değindik son bir söz ile yazımı noktalıyorum İnsanlığın en güzel görevi adalet dağıtmasıdır.(Voltaire) Herkese sağlıklı günler dilerim.

Av. Ali Birdal KAHRAMAN

Sayın köşe yazarımız Av.Ali Birdal KAHRAMAN'a gazetemizde verdiği hukuki danışmanlık ve bilgilendirme konusunda verdiği destekten dolayı teşekkür ederim.

Konuların güncel olması ve ilgi görmesinden dololayı hukuki konularda tarafıma bir çok soru gelmeye başladı . Göstermiş olduğunuz ilgi ve alakaya teşekkür ediyorum.

Hem yazarımızı ilgilendiği hukuki konular açısından , hemde  iletişime direkt geçebilmeniz için kendisi ile ilgili bilgileri yayınlama gereği duydum.

Yazar Avukatımız Ali Birdal KAHRAMAN ve siz değerli okurlarımıza saygılar sunuyorum .

Nuri ŞAHİN - Mamak Havadis Haber Koordinatörü

 

Av. Ali Birdal KAHRAMAN Kimdir? 

1991 yılında Ankara ‘da dünyaya gelmiştir. Hukukçu dayısının izinden yürümek isteyen Av. Ali Birdal Kahraman ilk ve orta öğretimindeki başarısından sonra öncelikle Siyaset Bilimi ve Kamu yönetimi eğitimi almıştır. Bu eğitimden sonra Avukatlık kariyerine odaklanarak Hukuk Fakültesi Lisans eğitimini tamamlamıştır. Hali hazırda ABK Hukuk & Danışmanlık ofisinin kurucu avukatı olarak Mesleğini icra etmektedir. Aynı zamanda birçok sivil toplum kuruluşunun avukatlığını yapmaktadır. Yayımlanmış Hukuki Köşe yazıları ve makaleleri bulunmaktadır. Çalışma alanları ; Uluslararası Deniz Hukuku, Ceza Hukuku, iş hukuku, Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru, Destekten Yoksun Kalma Tazminat, Trafik Kazasında Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, Aile hukuku, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku, Ceza Hukuku, İcra ve İflas Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku, İdare Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Spor Hukuku, Enerji Hukuku, Miras Hukuku

1