fbpx BİR ÇAY DEMLESEM | Mamak Havadis

BİR ÇAY DEMLESEM

Şöyle bir çay demleyip,
Kendimi dinlesem diyorum
Ama hep kendimi dinledim bu güne kadar
Çokça sıkıldım kendimden...

Kuşları dinlemek istiyorum artık!
Rüzgarda oynaşan yaprakların sesini,
Sahilde dalgaların şırıltısını duymak istiyorum...

Her yudumda başka sesler duysam,
Ve her seste bir hiķaye bulsam...

Belki bir bebek ağlıyordur beşiğinde,
İnceden yağmur damlaları vuruyordur  cama,
Dağların ardında beliren bir şimşek,
Ardından gökgürültüsü...

Deniz kıyısına vuran dalgaların sesi,
Esen rüzgarın uğultusu,
Denizin üzerinde oynaşan martılar,
Bir balıkçı teknesinin
Pat pat vuran motoru mesela...

Uzakta bir kuzu meliyordur belki,
Bir martı pike yaparken avının üzerine,
Çığlık çığlığa haykırıyordur kimbilir?

Yeni yeni imgeler oynaşsa usumda,
Her hikayede benim kahramanlarım dolaşsa, can bulsa,
Mavi bir hayal kursam...

Bir çay demleyip,
Kendimi dinlesem diyorum...
Anılar çıkacak yine önüme biliyorum.
Hafızamın labirentlerinde,
Başıboş dolaşan siluetlerle karşılaşacağım
Kimi ağlatan, kimi gülümseten,
Kimi ise dudak kenarında belli belirsiz,
Arsız bir gamze oluşturan...

Bir mayın tarlasında ýürümek kadar tehlikeli,
Aslında kendini dinlemek...

Bir çay demleyip,
Kendimi dinlesem diyorum...
Ne çok gürültü var içimde!
Çocukluk bir yandan anlatıyor,
İlk gençlik diğer yandan,
Ne kadar da heyecanlılar,
Anlatacak ne çok şeyleri var!
Plânları,umutları,
Geleceğe ait korkuları,
Hayata dair sorguları,
Bitmeyen iç kavgaları,
Asi ergen patlamaları,
Kuşaklar arası çatışmaları...

Bir çay demleyip,
Kendimi dinlesem diyorum...
Yetişkin halim çıkıyor bu kez karşıma,
Durgun ve sessiz biraz
Çoluk- çocuk,iş-güç derken
Bükmüş belini hayat mücadelesi
Hayatı sorgulamayı çoktan bırakmış,
Yetinmeyi,tevekkülü ögrenmiş,
Günlük rutinlerde zamanla yarışır olmuş,
Gözaltlarında çukurluklar, 
Ve kaz ayakları belirir olmuş gülümsediğinde...
Aklında binlerce düşünce,
Çocukların istikbali,
Ödenecek faturalar,
Ayın sonunu getirme kaygısı,
Bitmeyen sorumluluklar,
Kendi büyükleri ve onların sağlık sorunları,
Arada kalmış,tam da ortasında hayatın,
Kendine yetişemezken,
Herkes, herşeyi ondan bekliyor
Peki o neresinde bu hayatın?

Farkındalıklar başlıyor,
Başkaları için yaşanmış bir ömür!
Bir tokat gibi vuruyor yüzüne, bir perdenin ardından izlediği kendi gerçeği,
Sormak için geç kalmış belli ki ben mutlu muyum diye?
Zihni fazlası ile yorgun,
Ve bu soru da ağır geliyor,cevapları da, olasılıkları  düşündükçe,
Daha da yoruluyor
Başlıyor B12'ler, antidepresanlar...

Bir çay demleyip,
Kendimi dinlesem diyorum...
Şöyle camın kenarına oturup,
Ayaklarımı uzatsam.
Dizlerim de ağrıyor, kollarım da bu aralar,
Canım örgü örmek de istemiyor,
Zaten bitmiyor yarım işler,
Tembellik yapacağım.
Çayı da boş verdim.
Bir soğuk bira açacağım...

Betül Ünveren