fbpx Böleyim Derken Bölünen Amerika | Mamak Havadis

Böleyim Derken Bölünen Amerika

abd

Her Yokuşun Bir İnişi Var!

Bu yazının başlığını ABD seçimlerinden hemen sonra 7 Kasım 2020 tarihinde atmışız.

6 Ocak 2021 günü, yani 2 ay sonra on binlerce Trump taraftarı kongre binasını bastı, daha da önemlisi, ABD tarihinde görülmeyen temsilciler meclisi salonunun kapısına dayandılar. İçerde silah seslerinin geldiği ve çatışmanın yaşandığı açıklandı. Bu olaylar sırasında 4 kişi hayatını kaybetti, 52 kişi gözaltına alındı. Dünya kamuoyu birinci olay olarak tartışıyor, anlaşılan daha uzun süre de tartışılacak.

En son söyleyeceğimizi en başta söyleyelim; güzel günler göreceğiz, mazlumlar dünyası rahat nefes almaya başlayacak. Bu olayları salt ABD seçimlerinde yaşanan çelişmelerle açıklamak yanlış olur. Bu savaş salt TRUMP- BIDEN savaşı da değil. Amerikan emperyalizmi ile mazlumlar dünyası arasındaki savaştır, bu mazlumlar safında Amerikan halkı da yer almaktadır. ABD’nin Vietnam’dan, Küba, Kore, Irak, Afganistan, Suriye, İran, Türkiye, Kafkaslar ve daha birçok bölge ve ülkeye kadar izlediği işgal, darbe, baskı, sömürü çizgisi bugün Amerikan halkını vurmaktadır. Emperyalistler bu kadar acımasız ve gaddardır. Başka ülkenin halkı, kendi ülkesinin halkı diye ayırmıyor, hepsini de eziyor, hepsini de sömürüyor. 1. Dünya Savaşı sonrası Almanya’da Hitler de öyle yapmadı mı? Bu olaylar, ABD’nin 2. Dünya Savaşı sonrasından günümüze kadar uyguladığı stratejinin son aşamasıdır. Dışarda izlediği siyasetler içeriye yansıyor. Aslında çok da sürpriz değil. Yıllardır ABD’nin hem ekonomik hem siyasi olarak gerilediğini, dünyanın efendisi olma gücünü kaybettiğini, dünyadaki saflaşmada yalnızlığa doğru gideceğini hep söyledik.  ABD’deki bu başkaldırı, 70 yıllık Amerika’nın yanlış siyasetlerine ve stratejisine yapılan itirazdır. Eskinin bir deyimi var, “Her yokuşun bir inişi var” Bu aynı zamanda materyalist bir açıklama. Hiçbir şey ebedi değildir.

Şimdi, önümüzdeki süreçte ABD’yi zor günler bekliyor. ABD’nin inişi daha da hızlanacak. Dünyadaki ve bölgemizdeki itibarı giderek zayıflayacak. ABD halkının, ABD derin devletine ve JOE BIDEN’a güveni azalacak. BIDEN, bırakalım dünyaya nizam vermeyi, kendi ülkesini yönetemeyecek. Onun için ABD’deki olayları “Turuncu devrimi, kalkışma, darbe” gibi yansıtmak son derece yanlıştır. Yapılan itiraz aslında sisteme yöneliktir. Türkiye’deki BIDEN taraftarı siyasetçi, gazeteci yorumcular, olaylara katılan halkı “cahil, geri kalmış, yoksul” gibi aşağılayıcı ifadelerle damgalamaktadır. Bu tayfa aynı yöntemi Türkiye’de de izlemektedirler. Halka “cahil” diyerek aşağılamaktadırlar. Aslında “cahil” olan kendileridir.

Peki, daha bir ay öncesine kadar BIDEN’den medet uman, “demokrasi” desteği dilenen muhalefete ne demeli? Bunun başında CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu geliyordu. ABD’de BIDEN’ın seçim kampanyası yürütenlerin yanı sıra, bir de Türkiye’de seçim kampanyası yürütenler vardı. Bu ekip, bu olaylar karşısında yine BIDEN’ı “demokrasi” kahramanı olarak yansıtıyor ama nafile, artık tren kaçıyor, hevesleri kursaklarında kalacak. “Muhalefetle birlikte, darbeyle değil, seçimle Tayyip Erdoğan hükümetini devireceğim” diyen BIDEN artık kendini kurtaramayacak. Türkiye’de hükümet belirleme dönemi kapandı. Önce kendi ülkeni düzelt, kendini kurtar demezler mi insana?

 

Geçmişte ABD oyunlarıyla mazlum milletlerin başına gelenler, şimdi Amerika’nın başına geliyor. Onun için Amerika’nın önünde istikrarın aksine, iç çatışmalara ve krize sürüklenen bir süreç bekleniyor.  Hiçbir dönem ABD seçimleri kamuoyunda bu kadar tartışılmamıştı, kendi içinde de bu kadar bölünmeye ve olaylara yol açmamıştı. Öyle ki her şey mahkemelik olacak kadar, kılıçlar çekilmiş durumda.

ABD iki büyük zorlukla karşı karşıyadır.

  1. Kendi içindeki siyasi bölünme ve ekonomik kriz
  2. Dünyadaki saflaşmada yalnızlaşması sonucu, izleyeceği yol, yöntem.

Biden, Amerika’nın sorunlarını çözemeyeceği gibi daha da zora sokacak, daha da emperyalist, yayılmacı, işgalci siyaset izleyecek. Ortadoğu ve Türkiye ise onun için ayrı bir ilgi alanıdır. Biden, Amerikan derin devleti, savaş tacirleri, büyük sermaye ve finans merkezlerini temsil ettiği için, işi daha da zor. Bugün dünyada en zor iş ve en zalim çizgi Biden’in temsil ettiği çizgidir. Çekmecesinde Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Ege, Suriye, İran dosyaları ilk sıradadır.  Onun, özellikle Türkiye için sicili kabarıktır. Türkiye ve bölge, Biden’le daha sert kapışacak. Peki bu kapışmanın sonucu ne olacak? Dünya’daki saflaşmaya bakıldığında, en güçlü olduğu dönem geride kaldı. O zaman bile istediğini yapamadı. Irak, Suriye, İran, Türkiye, Azerbaycan, Doğu Akdeniz’de emellerine kavuşamadı. Ayrıca karşısında kendisiyle her açıdan yarışabilecek Çin, Rusya gibi güçlü ülkeler var. Avrupa ülkeleri de eskisi gibi desteklemiyor, bu olaylardan sonra daha da desteğini kesecek. Onun için bu olaylarla birlikte kapışacak gücü kalmamıştır. Ancak, emperyalistlerin bir özelliği var, güç kaybettikçe saldırganlaşırlar ve öyle mağlup olurlar.

ABD’YE ÇÖZÜM ÖNERİMİZ:

ABD’nin bu krizlerden kurtulma, çağdaş dünyada yer alma, toplumsal huzura kavuşma şansı vardır.

 Onun için önünde iki yol var.

  1. Ya bölgeden çekilecek ve dünyadaki yayılmacı emellerinden tamamen vazgeçecek, bölge ve dünya ülkeleriyle karşılıklı eşit ilişkiler temelinde dost olacak, kendi iç sorunlarına yönelecek, ekonomik ve siyasi durumunu düzeltecek. Bunu yaparsa hem dünyada hem ülkesinde itibar sahibi olacak. O bakımdan 6 Ocak günü kongre binası “baskını” önemli dersler içermektedir.
  2. Ya da bu olayları doğru analiz etmez, mevcut yayılmacı programına devam eder, ekonomik krize çözüm bulamaz, yaşananlardan ders çıkarmazsa sonu hüsran olacak.

ABD’yi uyarıyoruz. Bu daha başlangıç, Amerikan halkı eylemlerine mola verecek, ama bu süreç ileride devam edecek. Dünya’nın herhangi bir yerine yapacağınız müdahale sizi mezara gömebilir. Şu günlerde İran’a saldırı olacağı tartışılmaktadır, bugün böyle bir saldırı, Amerika’daki olaylardan kat, kat zararınıza olacaktır, hiç kimse seni kurtaramaz.

BİR ÖNERİ DE BİZİM MUHALEFETE:

Açık yazalım, başını CHP- İYİ Parti- Saadet Partisi- Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerinin çektiği muhalefetin, bu olaylardan sonra kendilerini gözden geçirmelerini öneriyoruz. Başka bir devletten “demokrasi” dilenmek dünyanın neresinde gerçek “demokrasi” olmuştur. Hele dilendiğimiz Amerikan emperyalizm’ i ve BİDEN ise. Amerika hangi ülkeye “ demokrasi” götürdü? Bırakalım başka ülkeleri, kendi ülkesinde bile “demokrasi” yok. Üstelik “demokrasi” dilendiğiniz bu zat, sizin ülkedeki yönetimi “devireceğim” diyor. Bu durum size bir şey anlatmıyor mu?  Bu kadar mı bağlandınız? Bu kadar mı çaresizsiniz? Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nda İngiliz ve Fransız emperyalistlerinden “demokrasi” dilendi mi? Onun için sizlerin de bu olaylardan ders çıkarmanızı, gerçek demokraside ve milli safta yer almanızı bekliyoruz. Yoksa BIDEN’le aynı kaderin kurbanı olursunuz.