fbpx DÜŞÜYORUM O HALDE VARIM | Mamak Havadis

DÜŞÜYORUM O HALDE VARIM

1-Düşmek  -Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek

2-Düşmek-Durduğu,bulunduğu,tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek,

3-Düşmek -Yere devrilmek, yere serilmek,

Düşmek,   son günlerde toplum olarak dolayısıyla kişisel olarak yaşadığımız , doğduğumuz andan itibaren köşe bucak kaçtığımız o yalın gerçek hepimizi ne kadar da korkutuyor değil mi? Yukarıda belirtilen tanımlara baktığımızda bu gerçeğin o kadar da masum olmadığını hepimiz biliyoruz. Düşmek can yakar, incitir, ruhumuzu yaralar. Hayata olan güvenimizi sarsar, hissettirdiği çaresizlik de cabasıdır. Bunu yaşamamak için mümkün olan ne varsa yapmamız da bu tecrübeden kaçma gafletimizdendir. Bu nedenle, kendimizi değersizleştirir,  kişiliğimizden ödün veririz. Yeri geldiğinde de peşimize düşen hayaletlerin gölgesinden kaçar,  daha konforlu alanlar ararız, en sonunda da kendimizi  buralara  hapsederiz. Ama ne yaparsak yapalım eninde sonunda bu gerçekle yüzleşmek zorunda kalırız.

Peki düşmek gerçekten  korkunç bir şey midir? Yani, gözden, gönüllerden düşmek, oyun dışı bırakılmak, sere serpe yerlerde yuvarlanmak, elimizi tutacak bir Allah’ın kulunu bulamamak gerçekten kabullenemeyecek bir durum mudur?  Hiçliği yaşamamak  ayaklarınızın  altından çekilen  toprağı hissetmemek için harcadığımız onca çaba  gerçekten gerekli midir?

Bence değildir. İnsanın kendisine en yakın olduğu anlar, tökezlediği anlardır. İçimizdeki kimliklerle tanışmamız, sakat defolu yanlarımızla yüzleşmemiz, gücümüzü dayanıklılığımızı sınadığımız bu sayede mümkün olur. Yaradana daha çok yaklaşır,  vorolma amacımızı daha çok sorgularız. Konfor alanlarımızın bizi yüceltmediğini, aslında acımasızca tükettiğini anlarız.  Vicdanımız ,merhamet duygumuz derinleşir.

Hayatınızda tökezleme yoksa eğer ruhunuz, varlığınız da tökezliyordur. Yaşadıklarınız yarımdır, yüzleriniz eksiktir. Yarınlarınızın telaşına düşüp, elinizdekileri kaybetmemek için insani duygularınız bir yerlerde keşfedilmeyi beklemektedir. Varlık anlarında değil, yokluk anlarında sizi bulacak duygularınız dört gözle düşmenizi beklemektedir.

Böyle bir deneyimle baş başaysanız eğer, tebrikler bugünün kazananı sizsiniz. Size açılan yeni yollara, emsalsiz zorluklara hoş geldiniz.  Artık sıkı sıkıya sarıldığınız çöp torbalarınız, size biçilen rolleriniz,  yapmak zorunda olduklarınız, sahte gülümsemeleriniz, hayatınızı yağlamalarınız ballamalarınız, o ana kadar değer atfettiğiniz birçok şey yoktur artık. Onun yerine bol bol karanlık çukurlarınız aşmak zorunda olduğunuz yollarınız zamanında baş tacı ettiğiniz kalabalığınızın yerine sizi bekleyen deriiiin ama çok derin bir yalnızlığınız vardır. Ama korkmanıza gerek yok sevgili dostlar. Aksine karanlığınız , aydınlığınızdır. Korkularınız mutluluğunuzdur. Ölümleriniz yeniden doğmalarınızdır.  Bol kepçe korkularınız, güvensizliğiniz, yol yordam bilmemeleriniz bundan sonraki yolculuğunuzda yeni rehberlerinizdir.   Korkmayın, il adımı atın. Göreceksiniz ki, bu yolculuk her şeye değecek. Sonunda yüzleşeceklerinizle,  saf gerçekliğin, saf sevginin, saf mutluluğun  kapısında olacaksınız. İçeri girin ve kazandıklarınızın tadını çıkarın.