fbpx Engelli istihdamı | Mamak Havadis

Engelli istihdamı

Devletin engellilerin istihdam sorununa çözüm bulmak amacıyla uygulamaya koyduğu iki tür önemli çalışması var. İlki, zorunlu kota uygulaması ile kamu ve özel sektör iş yerlerinde belli sayıda engellinin istihdam edilmesi. Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan bu model kolay ve uygulanabilir bir model. Fakat uygulanan kotanın az olması nedeniyle, çalışabilir durumdaki engelli nüfusunun istenilen sayıda istihdam edilmemesi bu modelin ülkemizde çok iyi işletilmediğini göstermektedir. Bunda Türkiye’de engelli bireylerin eğitim seviyelerinin istenilen düzeyde olmaması, işyeri ve çevresel erişilebilirlik kriterlerinin yeterince sağlanamaması, işverenlerin ve engelli olmayan çalışanların taşıdığı önyargılar gibi pek çok sorun rol oynuyor. Engellilerin istihdamına yönelik özellikle özel sektörde görülen, kamuoyunun pek bilmediği fakat bize yansıyan tutum etik sınırları zorluyor. Bir defasında derneğimizi arayan, çeşitli vesilelerle engelli arkadaşlarımızla konuşan birçok iş yeri sahibi, bizim engelli almamız lazım, sen bize engelli gönder sigortasını verelim ama işe gelmesin, deyince telefonda donup kaldığımı hatırlıyorum. Ne pervasızlık değil mi? Bizi aşağılayıp, devlete kazık atmayı teklif ederken, sesinde utancın zerresi yok. Akıl yok, ahlak yok, vicdan da yok.

HİBE KREDİ

Devletin engelli istihdamını teşvik eden kota uygulamasını son derece olumlu bulmakla birlikte uygulamadaki bu türden aksamaları tespitte ve bunlara müdahalede yetersiz kaldığını düşünüyorum. Devletin iyi niyetli ama beklentileri karşılayacak düzeye ulaşmayan projelerinden bir tanesi de engellinin kendi iş yerini açmasıyla ilgili. Geçtiğimiz günlerde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı engellilerin kendi işlerini kurmaları için 50.000 TL olan iş yeri hibe kredi oranlarını 65.000 TL’ye çıkarttıklarını söyledi. Konuyla ilgili soru soran kardeşlerimin bilgisi için söyleyeyim. İŞKUR’un resmî sitesindeki açıklamaya göre bu destek üç ayrı kalem halinde veriliyor: Kuruluş İşlemleri Desteği olarak 5.000 TL, İşletme Gideri Desteği olarak 15.000 TL ve Kuruluş Desteği olarak 45.000 TL. Kuruluş Desteği, “belge karşılığı olmak üzere işletmenin temel faaliyet alanı ile ilgili makine, teçhizat, yazılım, donanım, ara madde, sarf malzeme, ofis malzemesi gibi maliyetler için” veriliyor.

Maliyetlerin bu kadar arttığı, piyasada rekabetin vahşi bir kavgaya dönüştüğü bir ortamda 65.000 TL ile bir bakkal dükkânı bile açmak mümkün değilken, devletin engellilerin iş kurması için vereceği destek bu kadar olmamalı. Özellikle de engellilerin kendi öz sermayelerinin olmadığı gün kadar açıkken…

İÇSELLEŞTİREMEME

Devletin engelli istihdamına yaklaşımı yalnızca kişileri iş gücü yapmak değil, daha ileri bir aşama olarak, onları iş sahibi yapma şeklinde tezahür ediyor. Engellilere yönelik her türlü “balık tutmayı” öğretme politikalarını takdirle karşılıyoruz. Göstermelik olmayan, ilhamını engelli nüfusunun ihtiyaçlarından alan projelerin destekçisi ve reklamcısı olmayı borç biliyoruz. Ancak, devletin engellilerle yönelik projelerinde göstermelik olduğu duygusu veren, hitap ettiği sorunun çözümünü imkansızlaştıracak bir ton yığın hata ve dikkatsizlikle karşılaşıyoruz. Yetkililer hâlâ anlayamadıkları, içselleştiremedikleri, sanki yeni karşılaştıkları bir sorunla yüzleşmenin paniğini yaşıyorlar. Bu yüzden “kervan yolda düzülür” mantığıyla el yordamıyla ağır aksak yol alıyorlar.

Tüm engellilerin, engelli yakınlarının, engellilerin sorunlarına çözüm arayan kişi ve kurumların katkısını bekliyoruz.

halklailiskiler@aydinlikgazete.com