fbpx Güz Dökümleri | Mamak Havadis

Güz Dökümleri

Bütün günlerim griye dönmüş, güneş bana gülümsemez olmuştu. Hasret yüklü bulutlar konuşlanmıştı gökyüzünde. Pusuda bekliyordu hüzünler, yağmak için şehrime.

Öylece bir bankın üzerinde oturmuştum, deniz kıyısında. Dalgalar bile ölgün, dalgalar bile suskun. Sanki karar veremiyor vurmakla vurmamak arasında gidip gelirken kıyılara...

Hava serin, ruhum ve ben üşüyoruz kararmış bir bulutun altında. Bir sokak köpeği geliyor yanıma, sevgiye aç gözlerle bakıyor. Kendimi görüyorum sanki onun mahcup bakışlarında. Usulca uzanıyor ayak uçlarıma, kimbilir dillendiremediği ne acılar ne zulümler görmüş masum bedeniyle...

Bir sigara yakıyorum, efkarımı üflemek için. Her çektiğim nefeste, ucunda bir ateş gibi yakıyorum senli düşüncelerimi. İçime taa ciğerlerime çekiyorum, yakıyor özlemin genzimi. Öyle hemen üflemiyor, içimde tutuyorum bir müddet. Özlemin acısı gözbebeklerimi yakıyor, düşmeye hazır bir yaş birikiyor müjgânımda...

Ve ben onu da tutmak istiyorum uzun bir süre. Öyle hemen akmamalı gözyaşlarım bile. Sindire sindire yaşamalıyım kederi. Hakkını vermeli tüm yaşanmışlıkların. Sıradan olmamalı geçmişten çağırdığım anıların bende bıraktığı hüzün. Kanata kanata, yaralarıma tuz basarcasına, yad etmeliyim tek tek..

Ne zamandır açılmamış çekmecelerinden çıkarıp, parlatmalıyım anılarımı. Bir bir özenle silmeli, yerine kaldırmalıyım. Kimi nereye koyduğumu unutmayarak. Atılacaklar atılmalı, acı verse de atmaya kıyamadıklarım sarılıp sarmalanmalı. Orda olduğunu bilmeliyim sadece. Çünkü ben yaşadım onları her ne kadar hatırlamak istemesem de.

Kalbim yorgun bu aralar.
Bilmem nedendir göğsüm daralıyor.
Hani öküz oturdu derler ya, işte o hesap. Sanki ne kadar içime çeksem de aldığım nefes yetmiyormuş gibi. Göğüs kafesimde bir yoğunluk,içime  çektiğim havaya yer yokmuş gibi. Daralıyorum, darlanıyorum, bir yerlere sığamıyorum.

Şimdi kuşlar göçüyor belki de benim şehrimden senin şehrine. 
Sabahın ilk ışıkları vurmaya başlarken sahile, bir umut olup düşer misin yüreğime. Bulutların arasından bir huzme gibi doğar mısın gönlüme. Daha kaç güneş batacağını bilmediğimiz şu yorgun ömürlerimizde, temize çekebilir miyiz geçmişimizi, geriye kalan günlerimizde?

Betül ÜNVeReN
17.10.2020