fbpx HUKİKİ AÇIDAN NİŞANLANMA NEDİR? | Mamak Havadis

HUKİKİ AÇIDAN NİŞANLANMA NEDİR?

NİŞANLANMA NEDİR? TÜM SÜRECİN HUKUKİ OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

Merhabalar değerli okurlar öncelikle gelen olumlu geri dönüşleriniz için her yazımda olduğu gibi yine şükranlarımı sunarım. Bugün ki yazımızda “Aile Hukuku’nun konularından biri olan Nişanlanma nedir? Ve nişanlanmaya bağlı olarak gelişen tüm süreci hukuki olarak kişisel görüşlerimiz çerçevesinde değerlendireceğiz.

Günümüzde en çok özen ve önem arz eden konulardan biri halk deyimi ile evliliğin temeli olarak görülen nişanlanmadır. Peki, Nişanlanma nedir? Hukuki süreç bizlere neler söylüyor? Bu konuları kişisel görüşlerimiz eşliğinde değerlendireceğiz. Türk Medeni Kanununa baktığımızda Nişanlanma, bir aile hukuku sözleşmesi olup, kanunumuzun ilgili 118. maddesinde “Nişanlanma evlenme vaadi ile olur.”hükmü yer almaktadır. Yani bu hükümden de çıkaracağımız üzere nişanlanma şekli bir şarta bağlanmamıştır ve herhangi bir şekli yoktur. Buradan anlamamız gereken nişanlanma illa ki bir tören vs. yoluyla değil bir notla, bir fotoğrafla, bir davranışla dahi olabilir. Bu konuda evlenme olanağı bulunan kimseler arasında evlenme vaadinin bulunması yeterlidir. Türk Medeni kanunumuza göre nişanlanma için temel ilke “evlenme vaadinin karşı tarafa ulaşmış olmasıdır” vaadin ulaşması hukuken yeterlidir. Nişanlanma sonrasında tarafların, birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğü başlar. Bu yükümlülük dürüstlük kurallarının bir sonucu olarak kapsam dâhilindedir. Nişanlanacak kişilerin ehliyet durumları da hukukumuzda önem arz etmektedir. Bir kimsenin nişanlanabilmesi için tam ehliyetli olması gerekmektedir. Ehliyet durumunca açıklamak gerekirse Sınırlı ehliyetsizler ancak kanuni temsilcilerinin(veli, vasi) izni ile nişanlanabilir. Ayrıca Tam ehliyetsizler ayırt etme gücünden yoksun oldukları için nişanlanma sözleşmesi yapamazlar. Kanunun nişanlanmaya bağladığı bazı hukuki sonuçlar da vardır. Yani nişanlanmanın sona erme hallerine bakacak olursak Bunlar; Evlenme, Tarafların anlaşması, İrade bozukluğu halleri, Kesin bir evlenme engelinin ortaya çıkması, Taraflardan birinin ölümü veya gaipliğine karar verilmesi, nişanlılardan birinin akıl hastalığına tutulması, nişanlılardan birisinin cinsiyet değişikliği, nişanlılardan birisinin nişanı bozması sonrasında da nişanlılık sona erer. Bu sebepler nişanlanmayı sona erdirme hallerinde yer alan sebeplerdir. Bu durum dışında nişanlılığı sona erdirmenin de kişiler bazında bazı hukuki sonuçları ortaya çıkmaktadır Bu sonuçlardan biri olarak Türk Medeni Kanunu 122. maddesince : “Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Şunu da belirtelim ki; geri verme borcuna sebepsiz zenginleşme kuralları ancak, hediye ister gayri misli ister misli olsun hiçbir şekilde aynen ifa edilemiyorsa uygulanacaktır. TMK. 122/II maddesince Hediye aynen veya misli ile geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. Şunu belirtmekte fayda görmekteyiz Hediyeyi talep edecek kişi illaki nişanlı değildir. Nişanlılardan birinin anası, babası veya onlar gibi davrananlar kişiler verdiği hediyenin iadesini talep edebilir. Söz konusu iade talepleri için nişanlıların kusurlu olup olmadığına dahi bakılmamaktadır. 

Hediyelerin iadesi dışında bir diğer sonuç ise Nişanlının tazminat hakkıdır. Nişanlılar kusur oranına göre ve kanunda belirtilen şartların varlığı halinde maddi ve manevi olarak tazminat talebinde bulunabilirler. Maddi tazminat için şartların varlığı halinde Türk Medeni Kanunu 120. Maddesince nişanlılardan birinin anası, babası veya onlar gibi davrananlar talepte bulunabilirler. Fakat manevi tazminat hususunda kanun açık bir şekilde “nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı zarara uğrayan kimse, nişanın bozulmasında kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat talebinde bulunabilir.” hükmüyle sadece nişanlılar arasında talepte bulunulabileceğine hükmetmiştir. Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları ise TMK 123. Maddesi gereği 1 yıllık zamanaşımına tabidir. Sürenin başlangıcı ise, nişanlılığın sona erdiği tarihtir. Bu yazımızda Aile Hukuku’nun konularından biri olan Nişanlanma nedir? Ve nişanlanmaya bağlı olarak gelişen tüm süreci hukuki olarak kişisel görüşlerimiz çerçevesinde değerlendirdik yine bir söz ile yazımı noktalıyorum Ben adaleti seviyorum. Çünkü zalime kılıç, mazluma kalkan oluyor. Herkese sağlıklı günler dilerim.   

Av. Ali Birdal KAHRAMAN