fbpx İktidar kurultayı’ mı? | Mamak Havadis

İktidar kurultayı’ mı?

YCHP KURULTAYI VE

TÜRKİYE’NİN GERÇEKLERİ

İktidar kurultayı’ mı?

Kurultay’ da Kemal Kılıçdaroğlu’ nun konuşmasının dışında akılda kalan bir şey varmı? buna değineceğiz.

Kurultaylar seyircisiz, salt delegelerle yapılsa dahi, en azından delegelerin heyecanı yansımalıdır. Kılıçdaroğlu’ nun konuşmasının cılız seslerle alkışlanması bunun bir göstergesidir. Heyecan’ dan ve coşkudan yoksun bir kurultay nasıl iktidar olacak?

 Böyle durumda delegelerinde iktidar olma inancı var’ mı acaba? Daha’ da önemlisi YCHP kurultayı seçmeninde’ de bir heyecan, coşku ve iktidar olma umudu yaratamamıştır. Kurultay’ da hangi delege hangi akılda kalan konuşmayı yapmıştır? Fikirler, siyasetler, eylemler tartışıldı’ mı? Geçmişin bir muhasebesi yapıldı’ mı? Eleştirilerde bulunan, bizimde bahsettiğimiz sorunlara değinen delegelerin konuşması kesilerek’ mi oluyor? Sayın Kılıçdaroğlu konuşmasının baş sırasına “ demokrasi” yi koydu, fakat padişah fermanı gibi okuduğu 13 maddelik “ bildirgeyi” delegelerin tartışmasına açmadan, görüş ve  eleştirileri’ ni dinlemeden “ kabul edenler kabul etmeyenler” diyerek alelacele, yangından mal kaçırır gibi delegelere onaylattırdı. Üstelik kimsenin tartışmadığı bildirgeyi “ hepiniz ezberleyeceksiniz” talimatı verdi. Ne kadar inandırıcılığı var? hangi delege ne kadarını ezberleyecek? önümüzdeki süreç’ de göreceğiz. Anlaşılan Kılıçdaroğlu ve ekibi bu bildirgeyi bu şekil geçirmeye ve tartıştırmamaya karar vermişler. Bunun adı da “ demokrasi” oluyor. Hani Kılıçdaroğlu “ en önemli sorunumuz demokrasi’ dir” diyor ya, işte o demokrasi’ den. Açıkçası Kılıçdaroğlu kılıcını çekip kurultay’ a meydan okumuştur. Çatlak ses, farklı fikir, istememiştir.  Bazı “ avanaklar” da CHP gerçek” sol” partidir deyip dursunlar, umutlarını parti meclisi seçimlerine bağlayıp dursunlar, asıl olan genel başkanlık seçimidir, kimse kendini kandırmasın.

Gelelim Kılıçdaroğlu’ nun konuşmasına;

“Terör’ ün her türlüsüne karşıyız, yer altı terörü’ nede karşıyız”. Peki bu terörün adı yokmu? Kim uyguluyor, bunun sorumlusu kim? Kimi yok edeceksiniz? Ne konuşmada, ne bildirgede tek satır yok. Sanki bu terörün başında ABD- İsrail yok, sanki Türkiye’ de FETÖ ve PKK diye bir terör örgütü yok, sanki 15 Temmuz darbe girişimi olmamış, sanki PKK 40 yıldır on binlerce vatandaşımızı katletmemiş, sanki Diyarbakır annelerinin çocukları HDP/PKK tarafından dağa kaçırılmamış ve orada nöbet tutan anneler yokmuş, sanki Irak, Suriye, Libya, Doğu Akdeniz’ de Türkiye ABD ile karşı karşıya gelmemiş, sanki Türk devleti ve Türk silahlı kuvvetlerimiz Afrin, Zeytin dalı, Barış pınarı harekatı düzenlememiş. Türkiye’ nin gündeminde bunlar yok, bunlar “ egemen güçlerin” yaptığı işlermiş. Kimse o egemen güçler? Sanırım Tayyip Erdoğan’ dır.

Dış politika,

ABD ile ilgili tek satır yok, çünkü o “stratejik ortak” dır. Onunla kötü olmamak gerekir. Bu “ iktidar” hedefi aslında bu güçlerden kuvvet alıyor. Türkiye’ nin yüzde 90’ nın karşı olduğu ABD, YCHP’ nin nedense dostu oluyor. Demokrasi’ de öyle gelecek. Hani Irak bölünürken’ de demokrasi gelecekti ya.

Dikkat! Kılıçdaroğlu dış politikada düşman tanımını Rusya’ yı hedef göstererek yapıyor. Tabi bunun üzerinden Astana sürecini ve S- 400 alımını hedef alıyor. Libya ve Doğu Akdeniz’ deki gelişmeler ve Türkiye’ nin karşı karşıya geldiği sorunlar ve tehdidin kimden geldiği yok.

Ekonomi’ de liberal ve serbest piyasa sistemine devam. Zaten kurultay’ dan üç gün önce açıklamışlardı, “Devletçiliği yeniden tartışmak gerekir” diye. Devletçiliği ve kamu ekonomisini hedef alan YCHP iktidar olmayı rüyasında bulur. Emperyalist ülkeler dahil dünya liberal sistemden kamucu ve devletçi sisteme yönelirken, bizim YCHP devletçiliği hedef alıyor. Bu Koronavirüs süreci ve dünya’ ya etkileri size bir şey katmadı’ mı? Bir şey öğrenemediniz’ mi? Tabi kıbleniz liberal sistem odlumu böyle oluyor.

  Üretim ve istihdam ile ilgili yeni bir şey yok, borçlar nasıl çözülecek yok, tarım’ la ilgili çözüm yok.

İç politika

“Türkiye’ nin en önemli sorunu Kürt sorunu, millet ittifakı ile yola devam, demokrasiden yana olan herkes dostumuzdur, kayyumlara son verilecek, seçimle gelen belediye başkanları seçimle gidecek, bu güçlerle birlikte 2023’ de iktidarız”

Aslında bu program HDP/ PKK ile açık ittifak’ ın yansımış halidir. HDP/ PKK yöneticilerinin “ artık ittifaklar açık olmalı, adını koymalıyız” tehdit veya girişimleri sonuç almışa benziyor. Kılıçdaroğlu ve ekibi bu meseleyi son olarak kurultay kararı haline getirerek durumu pekiştirmiş oldular. Bir yönüyle bir önceki kurultay’ da almış oldukları “ AB yerel yönetimler özerklik şartı” kararı ile perçinlenmiş oldu. Çok ilginç ona’ karşı çıkan olmamıştı, buna’ da karşı çıkan olmadı, ikisi’ de oy birliğiyle. Ama CHP tabanında buna karşı çıkan büyük bir kitlenin olduğunu biliyoruz.

Dolaysıyla 2023 denklemi şöyle oluyor: YCHP- HDP/PKK- İyi parti- FETÖ- Davutoğlu- Babacan. Durmak yok yola devam. 2023’ de görüşmek üzere..