fbpx İnsan Felsefesi ... | Mamak Havadis

İnsan Felsefesi ...

Yıllar önce işe başladığım ilk senelerde, boş zamanlarımda okumak üzere Takiyettin Mengüşoğlu’nun “İnsan Felsefesi” adlı kitabını yanımda bulunduruyordum. Hem Felsefe eğitimimi tam anlamıyla boşlamamak hem de ne olursa olsun iş yaşamının anlamsız kavgalarına bir anlam verebilmek için okuduğum bu kitap bana o zamanlar ilaç  gibi geliyordu. 

Bir öğlen tatilinde  , ofisimize yeni atanmış orta yaşlı bir yöneticimiz elimdeki kitabı gördü ve yanıma geldi. Eline aldığı kitabı bir iki karıştırdıktan sonra bana dönüp “Bu tür kitapları böyle açıkta okuma! Ya evinde oku, ya da okurken kapağını kimseye gösterme ! Sonra insanlarla ilgili bir sorunun olduğunu düşünürler ve canını sıkarlar. Bu eleştirimi yanlış anlama. Sadece senin iyiliğini düşündüğüm için bunu sana söylüyorum” dedi. Bu sözler üzerine öylece kalakaldığımı  hatırlıyorum. 

Şimdiki aklım olsa, bu sözler üzerine ona “Şimdi ben 21 yaşında , insana dair ne varsa daha kucağıma çöreklenmiş  çelişkilerime rağmen, hangi engin tecrübelerime dayanarak insanoğlunun yapısını çözebilir  hangi öngörümle bu karmaşayı anlayabilirim  ki? İnsanı çözmek bu kadar kolay mıdır? Siz hangi arada bu sorunu hallettiniz de şimdi bana akıl öğretiyorsunuz. Ama haklısınız, insanın kendi gerçekliğinden kaçabilmenin en kestirme yolu hiçbir şey üzerine kafa yormamak, her şeyi bildiğinizi kabul edip, bir tuğla üstüne bir başka tuğla koymadan günleri harcamaktır. Eh bu çabasızlık da hem kendinize hem de etrafınızdaki insanlara yabancılaşmanıza yeter de artar bile!  ” derdim. 

Ne yazık ki, hiçbir şey söyleyemedim. Karşımdaki insanın haşmetli  duruşu, şüpheli bakışları   buna engel oldu. Ama söyledikleri beni  o kadar etkiledi ki, aradan yıllar geçse de o günü asla unutamadım. 

Genelde ilişkilerimizin temelinde yatan bu anlayış değil midir?Her şeyi bildiğimizi zannetmek, doğrularımızı hiç tartmadan ölçmeden karşımızdakine empoze etmeye çalışmak, kendisini çözmeden başkalarına hükmetmeye çalışmak artık o kadar sıradan ki!

İnsan denilen karmaşık yapı yüzyıllardır çözülemiyor , çözülemeyecekte. İnsan  doğası gereği, eksikliklerine, karmaşık işleyişine  rağmen, bütün olmak için yaşamı boyunca çabalayan bir varlıktır. İnsan dünyadaki yerini, yaradanla olan ilişkilerini, varlığının amacını sorgulamak zorundadır.

Bu sorgulamanın yöntemi kişiden kişiye değişir.  Aynı şekilde yaşayan, aynı şekilde hisseden  iki insan bulabilmeniz imkansızdır. Bu nedenle olaylar karşısında verilen  tepkilerinde  farklılıklar göstermesi kaçınılmazdır. 

Durum bu kadar karmaşıkken birbirimizi anlayabilmemiz, bunca kavganın gürültünün içinde  ortak bir yol bulabilmemiz  çok güç görünse de,  bunu başarmamız  gerekiyor. Birbirimiz olmadan ne yaşamımız bir anlamı, ne de varlığımızın bir amacı vardır.  

Karşımızdakini anlamış gibi  davranmak yerine ,gerçekten anlamaya çalışmak sorunların büyük bölümünü çözecek güçtedir, yeter ki isteyin , yeter ki bu işe gönül koyun. Gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.