fbpx “KUL”  OLUŞUN BİTİŞİ;   YURTTAŞLIĞIN BAŞLANGICI | Mamak Havadis

“KUL”  OLUŞUN BİTİŞİ;   YURTTAŞLIĞIN BAŞLANGICI

       Düşünebiliyor musunuz “kul” a “kul” olmayı? Düşünebiliyor musunuz ;  maddi ve manevi her şeyinize, sizin hiç “olur”unuzu almadan birinin karar vermesini? Düşünebiliyor musunuz, yaşamınızın adına “sultan”; adına “padişah”, yada, adına bilmem ne denen birinin sizin yaşamınız üstüne tasarrufta bulunabilmesini?..

      “Cumhuriyet”in muhteşem anlamı ve güzelliği “kul”a “kul” olmayı bitirmesi; sizi, beni, onu, herkesi “özgür yurttaşlar” yapması.

      “Cumhuriyet”te “hakimiyet” kayıtsız şartsız yurttaşlarındır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Kurtuluş Savaşı’nı vererek Türkiye Cumhuriyet’ini kuran asker, sivil bütün kadroların bize en büyük ,en anlamlı armağanı “Cumhuriyet”tir. “Cumhuriyet”ini kuran asker, sivil bütün kadroların bize en büyük,  en anlamlı armağanı “Cumhuriyet”tir.

      Gazi Mustafa Kemal’in ve arkadaşlarının okudukları okullarda da, gittikleri cephelerde de, Büyük Taarruz’da da, 9 Eylül’de İzmir’e girerken de aklında ve hayalinde hep “Cumhuriyet” vardır.

      “-Aslında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışından sonraki bütün girişimler ve alınan bütün kararlar, Türkiye’nin yönetim biçiminin Cumhuriyet olacağını gösteriyor.”(Kurtuluş Savaşı Sözlüğü)..

      “Cumhuriyet’in İlanı”na getiren yol haritasının önemli kilometre taşlarına kısaca bakmakta yarar var :

      -Haziran-Temmuz 1923’de genel seçimler yapıldı. 2.Türkiye Büyük Millet Meclisi oluştu.

      -24 Temmuz 1923’de Lozan Antlaşması imzalandı.

      -11 Eylül 1923’de Ankara “Başkent” oldu.

      -29 Ekim 1923’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önerisiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi “Cumhuriyeti ilan etti.” Aynı gün, Atatürk, Türkiye Cumhuriyet’inin ilk “Cumhurbaşkanı” seçildi. Atatürk, ertesi gün,30 Ekim 1923’de İsmet İnönü’yü “Başbakanlık” a getirdi.

      Adım adım, sağlam, bilinçli bir ilerleyiş; “Cumhuriyet”e doğru.

      Bu konuda Nesa Yayıncılık’ın yayınladığı “Mustafa Kemal Atatürk” adlı çok kapsamlı nadir kaynakta da, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışındaki ilkenin “Ulusal Egemenlik” olduğuna işaret edilir ve şöyle denilir:

      “-Gerçekten daha 1920 yılında “Egemenlik Ulusundur” ilkesine dayalı Cumhuriyet fiilen kurulmuş, ancak bunun adı söylenmemiştir.” Genç Türkiye Cumhuriyet’inin yönetim biçiminin “Cumhuriyet” olduğu 29 Ekim 1923’de söylenecektir.

      Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1924’de şöyle der: “-Türk Milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare; Cumhuriyet İdaresidir.”

      Atatürk’ün de karakterine en uygun idare şekli “Cumhuriyet”ti. Dünyanın birçok mazlum ulusuna önderlik eden Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetten sonra peş peşe gelen “Atatürk Devrimleri”, bizim, 2000’li yıllarda da 3000’li yıllarda da rehberimiz  olacaktır.

      Atatürk; harf devriminde, tarımda, sanayi girişimlerinde “Baş Öğretmen”dir.Ama; “Cumhuriyetçilik”te Büyük Başöğretmendir.

      Vatandaşlığımız bir kez daha kutlu olsun…

  CKD Keçiören Şube Başkanı -  Melek YILMAZ