fbpx LİDERİNİN FARKINDALIĞININ FARKINDA MISIN?  | Mamak Havadis

LİDERİNİN FARKINDALIĞININ FARKINDA MISIN? 

Geçen sene 10 Kasımda Ankara’da Ergül'de kalıyordum, hafta sonuydu ve benim işe gitmem gerektiği için, durakta araç bekliyordum. 

Whatsapp'dan gelen yazıları okurken, Atatürk'ün ölüm yıl dönümü nedeniyle, Fransa basını Le Monde'da çıkan bir yazı dikkatimi  çekti. Anıtkabir''in resminin altına, ' bugün dünya liderinin ölümünün 81.yıl dönümü ' diye yazan yazıyı gördüm. Kendimi tutamadım ve 'vay canına' deyince, yanındaki zenci olan telefondaki haberi gördü ve 'oooo c'est Atatürk' (bu Atatürk) dedi. İkimiz arasında Fransızca konuşma başladı. Kendisi Or-an'da bulunan Cibuti büyükelçiliğiymis. Yanlış anladım sandım ama hakikaten 500 metre ileride yeri var! Benim ülkesini bile bilmediğim bu kişi, benim liderim Mustafa Kemal Atatürk'ü bilmesi beni bir kere daha düşündürdü.

Çevredekiler bizim konuşmamızı anlamamış, bize bakıyorlardı... Diğer taraftaki bayana döndüm ve 'bizim göremediğimiz Atatürk'ü, dünya görüyor' dedim.

Neden hâlâ anlamıyoruz, anlamamış gibi yapıyoruz veya anlamak istemiyoruz? Dünyanın dehasını, emperyalistlere verdiği dersi, bu ülkenin ekmeğini yiyen nasıl görmez?

Bir de yurt dışında yaşadığım olayı sizinle paylaşacağım… 2018 yılında 14 günlüğüne, İsviçre  Bern''de insan ilişkileri eğitimine gitmiştim. Öğretmenin eşi İsviçre asıllı. İsviçre'de yaşayan kızı da, Almanla evli. Yani 5 kişi ve 3 millet bir araya gelmiştik! Atatürk ile ilgili Türk olan Orhan öğretmenimle konuşurken, 'Atatürk' deyince eşi Silvia girdi araya 'biz gençken Atatürk hayranıydık, çok akıllı adamdı' dedi. Kendisi 1926 doğumlu...

Orhan Öğretmen, Silvia derken, kızı Suzanne katıldı ve sohbet İngilizceye dönmüştü. Suzanne’nın ailesinin 1983'den beri Türkiye 'de olmasından dolayı Türkiye'ye ailesine gidip geliyormuş ve bizleri de oldukça iyi tanımış. Meğerse Atatürk ile ilgili ne çok şey biliyormuş! Bilgisayarın başından gelen Alman eşi Franz araya girdi ve bana 'siz çok şanslısınız ama farkında mısınız' diye sordu. Dondum, bir anda! 'Gelen her lider bir çalışma yapar. Biri ülkeyi savunur, biri ülke kurar, biri inkılap yapar ama Atatürk hepsini tek başına, kısa sürede yaptı' dedi. 

Tüm bunları duydukça, şaşkınlıkla Orhan öğretmenin yüzüne bakıyordum, O ise gülüyordu. Çünkü 1950'de asker olarak Kore Savaşından geldikten sonra, İsviçre'ye yerleşmiş bir Türk olarak, bu gibi şeylere çok kez tanık olduğu için şaşırmamış! Yarım saate yakın süren bu sohbet, beni hem şaşırtmış, hem sevindirmiş, hem de ülkemizde yaşayan birçok kişinin bu kadar bilgisi olmamasına üzülmüştüm!

Dünyanın gördüğünü, umarım bir gün at gözlüklerini takanlar da görür. O'nu görünce, inanın ülke menfaatleri için elele verilecek, 'önce vatan sonra ben' kavramını daha iyi anlayacak, ülkenin ileri gitmesi için yurt dışında değil, yurt içinde çözüm aranacak,  nasıl aile içindeki kişiler tartışır ama ebeveyne ve çocuklara laf söyletilmezse, aynısını ülkeye uygulayacağız! Unutmayın; dünyada en fazla cumhuriyete sahip millettir; Türk milleti! Her kıtaya yayılmış, tarihi en eski köklere dayanan, Atilla ile Roma’nın yenilip kavimler göçünün başlaması, Kılıç Arslan ile haçlı seferlerinin püskürtülmesi ve ilk çağın bitişini, Fatih ile Bizans’ın yani ortaçağın bitişi, 1915 Atatürk ile emperyalizmin parçalanmaya başlaması da bunu göstermiyor mu? Farkındalığın, farkına vardığımız zaman, çok daha güzel günlere imza atacağız!

Ebru Öztürk