fbpx MANEVİ DEĞERLERİMİZ ÇOCUKLARIMIZ | Mamak Havadis

MANEVİ DEĞERLERİMİZ ÇOCUKLARIMIZ

Çocuk dendiğinde, gerek ulusal gerekse uluslararası yasalar çerçevesinde, on sekiz yaşın altında bulunan, anne, baba ve velilerinin kanuni olarak velayet ve bakım sorumluluğunda olan reşit olmayan bireyler akla gelmektedir. Çocuk dendiğinde savaş ve silahların gölgesinde ölüm korkusu yaşayan, anne babasını ve sevdiklerini kaybetmek korkusu akla gelir. Çocuk deyince akla oynadığı oyunların verdiği hazzı, bir daha alamayacak olmanın verdiği hüzün gelir.
Çocuklarımız, ileriki yıllarda göremeyeceğimiz ve yaşayamayacağımız bir zaman dilimine göndermiş olduğumuz çok değerli mesajlarımızdır. Çocuklarımızı büyütmekle, çocuklarımızı eğitmek arasındaki farkı, o çocuklarımız toplum içerisine girdiğinde anlayabilirsiniz. Her zaman ve daima,  hazineler dolusu servetten daha değerli olan husus, ahlaklı ve eğitimli bir çocuk yetiştirmektir. Çocuklarımız, büyüklerinin mükemmel olmadığını anladığı gün ergenleşmiş olur. Çocuklarımız, annesi ve babası tarafından hiçbir zaman büyüdüğü kabul edilmeyen ve büyüdüğü görülemeyen çok önemli bir süreçtir.
Yaşantımızda çocuğun bu kadar önemli olduğu süreçte, dünyanın en büyük kuruluşlarından olan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 20 Kasım 1989 yılında, çocuklarla ilgili hakların anlam ifade etmesi ve çocukları korumak üzere “ Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ” hazırlayarak üye ülkelerin onayına sunmuştur. Hazırlanmış olan bu sözleşme, 193 ülke tarafından onaylanması suretiyle taraf olan ülke sayısının en yüksek olduğu sözleşme özelliğini kazanmış ve halen de bu özelliğini korumaktadır.
Türkiye sözleşmeyi, 1990 yılında imzalamış ancak bazı ihtilaflı durumlar sebebiyle sözleşmeyi 1995 yılında yürürlüğe koymuştur. Sözleşme 2. maddesinde “ Ayrım gözetmeme ”, 3. Maddesinde “ Çocuğun yüksek yararı ”, 6. Maddesinde “ Yaşama ve gelişme hakkı ”, 12. Maddesinde “ Katılım hakkı ” olmak üzere 4 temel hak üzerine inşa edilmiştir. Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin Taraf Devletler tarafından uygulanmasının izlenmesi ve ülkelerin adeta konu ile ilgili “karnelerinin” oluşturulması amacıyla Sözleşme’nin 43. Maddesi uyarınca Cenevre’de bir Çocuk Hakları Komitesi kurulmuştur. Bu sözleşmede yer alan 54 maddelik metnin tamamı çocuk haklarını korumaya yöneliktir. 
Çocuk Haklarına dair Sözleşme öncelikle taraf devletlere, ailelere, topluluklara, gençlere, öğretmenlere, sağlık çalışanlarına, güvenlik görevlilerine çocuklarla ilgili asgari sorumluluklar veren, davranış biçimleri öngörmektedir. Sözleşme gereği, devletlere çocukların ülkelerinin toplumsal ve siyasal yaşamında etkin ve yaratıcı bir yer alabilmelerine elverişli koşulları hazırlamaları hususlarında çağrıda bulunmaktadır. Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukların “Yüksek Yararının” gözetilerek uygulanması görevini devlete verirken, sivil toplum ve hükümet dışı kuruluşlara da, uygulama ve alınan tedbirlerin, çocukların yaşamında yol açtığı değişimleri izleme görevi vermektedir.
Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin imzalanmasından sonra ülkemizde çocuk haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda köklü ve etkili bir yasal mevzuat oluşturulamamıştır. Çocuk Haklarının korunması ve geliştirilmesinin önündeki engel ve sorunlar önemli oranda tespit edilmekle birlikte çözümler genellikle aktüel ve sadece resmi birimlere intikal etmiş olaylarda yapılacak iş ve işlemlerle sınırlı kalmıştır. Yani tamamıyla nihai ve köklü çözüm geliştirilememiştir. Dolayısıyla da, çocuklarla ilgili riskleri önceden tespit edecek ve riskleri önleyecek mekanizmalar henüz oluşturulamamıştır. Öte yandan da, Türkiye Çocuk Hakları içerikli 39 adet uluslararası sözleşme ve protokole imza atarak, sözleşmeye taraf olma iradesini her zaman büyük kararlılıkla ortaya koymuştur.
Ulusal düzeyde Anayasal düzenleme dâhil olmak üzere bazı yasal mevzuatta çocuklar hakkında düzenlemeler bulunmaktadır. Çocuklarımızla ilgili işlemlerde hangi mevzuatın esas alınacağı çoğu zaman tereddüt oluşturmakta ve verilen kararların önemli kısmında çocuklar hak ihlaline uğrayabilmektedir. Tam anlamıyla ülkemizde Çocuk Haklarını düzenleyen bir “ Çocuk Hakları Temel Yasası ” çıkarılarak, mevzuat karmaşası mutlak süratle en kısa sürede giderilmelidir.  Böylelikle çocuklarımızın eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, okutulmaması hususu başta olmak üzere iş ve çalıştırma konularındaki haksızlık ve istismarların önlenmesi,  şiddete maruz kalmalarının önüne geçilmesi gibi konular başta olmak üzere, pek çok konuda çocuklarımızın sorunları giderilerek, geleceğimizin teminatı olan değerlerimizi sevgi, şefkat ve mevzuat şemsiyesi altında en iyi şekilde korumalıyız. Yarınlarımızı ve gelecek nesillerimizi onlara güvenli bir şekilde teslim etmeliyiz ve gözümüz arkada kalmayacak şekilde misyonumuzu bu şekilde devam ettirmeliyiz.
Bugün, içerisinde yaşamış olduğumuz yer kürenin, yani dünyamızın içerisinde barındırdığı tüm çocuklarımızın “ Çocuk Hakları Günü ”dür. Bugün, Cumhuriyetimizin kurucusu ve ölümsüz başkomutanımız Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün de söylemiş olduğu gibi, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın “ Çocuk Hakları Günüdür.” Bu vesileyle, başta torunum Melisa ve tüm yeğenlerimin olmak üzere dünyamızdaki tüm çocukların “ Çocuk Hakları Gününü ” kutlarım, sağlıklı, huzurlu, mutlu, başarılı ve daha da önemlisi savaş ortamlarından uzak barışçıl ve mutlu bir dünyada yaşamalarını temenni ederim.