fbpx MOTİVASYON | Mamak Havadis

MOTİVASYON

“Bir şey yap, güzel olsun. Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin? Öyleyse güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun. Çünkü her insan ölecek yaşta.” -Şems-i Tebrizi

Hepimizin hayalleri ve hedefleri var. Hayallerimizin gerçekleşmesi ve hedeflerimize ulaşmak ise zamanımızı iyi değerlendirmeye bağlı.
Başarılı başarısız istisnasız her insanın günde 24 saati var. Bu 24 saati en etkili kullanmanın yolu da günün ilk saatlerini yakalamaktan ve anlamlandırmaktan geçiyor.
Fakat her sabah aynı motivasyonu yakalayıp bunu başaramayabiliriz. İşte bu tür zamanlarda üzerimizdeki ölü toprağını atmamızı sağlayacak motive edici faktörlere ihtiyaç duyarız.
Bazen ilham aldığınız bir hayat hikâyesi olur sizi etkileyen. Ya da motive edici bir video veya film olur sizi harekete geçiren. Ama sözün gücü inkâr edilemez.
Eğer siz de sözün gücüne inananlardansanız başarı yolunda sabah motivasyonu olacak ustalardan alıntılarla desteklenmiş olduğum bu bu motivasyon yazım tam size göre.
Bir söz çok şeyi değiştirebilir. Belki de şu anda tam da ihtiyacınız olan “şey” aşağıdaki cümlelerden birinde saklıdır:
Misali yakından vereyim size. Bir kaç gündür devam eden İZŞABED'in değerli Başkanı kardeşim Halim Akin'nin öncülüğünde ve kontrolün de dernek üyelerimize çağrısıyla, değerli hocamız/kardeşimiz Serif Kutludag'ın denetiminde, sanal ortamda başladığımız şiir yazma ve irdeleme eylemi bizleri nasıl motive ediyor. İçe kapanmamızı önlüyor, biz olduğumuzu hatırlatıyor..
İyi okumalar dilerim dostlarım…

Başarılı olmak, bir şeyleri başarmak hemen herkesin ortak hedefi… Ancak kimileri için başarı kendiliğinden geliyormuşçasına kolayken kimileri için de bir türlü varılamayan yol gibidir.
Peki, nerede hata yapıyor? Hangi adımları atlıyoruz?

Başarıya ulaşmak için ödemeniz gereken bedellerin farkında olun: Hayatta her bir bireyin kriteri bir diğerinden farklıdır. Bu doğrultuda hedefler ve başarı kıstasları da değişkenlik gösterir. Kimi büyük bir eve sahip olmak isterken kimi lüks bir arabanın hayalini kurar, kimi için geniş bir aile olmak önemliyken kimisi dünyayı gezmeyi ister. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün ama buradaki önemli nokta bu hayallerin pek çok kişi için ortak hayaller olduğudur.
Bu da demektir ki tüm atletler koşacak ancak ipi tek bir kişi göğüsleyecek. Başarılı insanlar hayatta hayallerine hedeflerine koşarken ödeyecekleri bedelin farkında olanlardır. Hedefinize ulaşacağınız yolda neleri feda edeceğinizi önceden bilmek size gerçekçi hedefler koymanız noktasında yardımcı olacaktır.
Başarılı ve mutlu olmanın ilk koşulu kendimizi daha iyi tanımaktır. Gerek iş hayatında gerekse ilişkilerde kendimizi ne kadar iyi tanırsak o kadar başarılı ve mutlu oluruz. Çoğu zaman çevremizdeki insanlar bizi kırmamak için bizimle ilgili eleştiride bulunmayabilirler.
Bazen de özellikle çekememezlik nedeniyle öyle yıkıcı eleştiri ve saldırılarla karşılaşırız ki en mutlu halimizde bile umudumuz ve motivasyonumuz kırılır.
Şimdi diyeceksiniz ki tam burada; Motivasyon nedir arkadaş;’ böyle zor bir günde, tehlike kapının önündeyken, ölüm sokakta kol gezerken Dünyada motivasyon mu kaldı.’ Dediğinizi duyar gibiyim.
Tabi ki ben psikolog değilim bunu anlatamam size ama konunun uzamanı olan Psk. İlkten Çetin hocanın 2010 yılında yayınladığı ”İçimizdeki Jeneratör Motivasyon” makalesini okumuştum, siz öyle mırıldanınca aklıma geldi. Bakın bu konuda Sn. Çetin ne demiş haydi hep birlikte okuyalım ve rahatlayalım bir nebzede olsa…

“Motivasyon deyimi, bir kimsenin amacı hakkında bizlerin düşünceleri veya zihinsel yaptığımız değerlendirmedir. İnsanların gerçekleştirme çabasında göründükleri özel amaçların, çoğu kez daha temelli başka amaca erişebilmek için kullanılan bir araç olduğu görülmüştür. Servet, güven, mevki gibi insanın tutum ve davranışlarının nedeni olarak kabul edilen çeşitli amaçlar, nihai amaç olan “kendisi olabilmesi” için aslında birer araçtırlar.

Nihai Motivasyon: İnsanın istediği işi yapabilmesi, kendisinin uygun gördüğü şekilde yaşayabilmesi vs.dir.
Motivasyon konusunda günümüzde önemli bir otorite olarak kabul edilen MASLOW, ihtiyaçlar Hiyerarşisini şöyle sıralamıştır.

1. Fizyolojik Gereksinmeler:
Yemek, içmek gibi temel gereksinimleri kapsar.
2.Güven gereksinmesi:
Gerek doğal olaylara, gerek fiziki ve psikolojik tehlike ve yoksunluklara karşı korunma gereksinimi.
3.Sevgi gereksinmesi:
Arkadaş edinebilme, başkaları ile birlikte yaşama, sevgi görme ve başkaları tarafından kabul edilme gereksinmeleri. Şirketler her zaman için fizyolojik ve güven hissi ile gereksinmelerini karşılamıştır; fakat onların sosyal ve bencil gereksinmelerine gerektiği şekilde eğilmemiştir.
4.İtibar Görme Gereksinmesi:
Bu tip gereksinmeleri iki ayrı grupta düşünmeliyiz.
a) Başarıya ulaşma, kendi kendinden emin olma, erkinlik (serbesti) ve yeterlilik hissi duyabilme gereksinmesi.
b) Başkaları tarafından takdir edilme ve tanınma gereksinmesi.
5. Kendi Kendini Anlayış Veya Kişisel Bütünlük Gereksinmesi:
Bir kimsenin kudret ve yeteneklerini gösterebilmesi, bunları gerçekleştirebilmesi ile ilgili gereksinmedir.

Asıl gereksinimleri sosyal ve bencil nitelikte olan insanları motive etme işinde, yönetme, kontrol gibi fonksiyonların, rol ve değerinin küçük olduğuna inanılmaktadır.
Sosyal Gereksinme; Korunmak, Sevmek, Hürmet vs. kavramlarını kapsamaktadır.
Her insan kendisini bir takım değerler ve idealler topluluğu yönünde görür ve bütün hareketleri de bu görüşle ilgilidir.
Bu değer ve idealler topluluğu “ego-ideal” deyimi ile ifade edilmektedir.
Bencil motivelerin tatmini, bir kimsenin “ben kimim?” sorusuna tatminkâr cevap verebilmesi ile mümkün olur. Bencil motiveler, başkaları tarafından tanınma, sosyal mevki, başkalarına yol gösterme ve akıl verme durumunda bulunma, bir gruptan ayrı olarak düşünme, daha spesifik (özellikli-kendine özel) gruplara kabul edilme gibi durumlar yoluyla tatmin edilir.
Öte yandan insanların motivelerin güçlülüğü de söz konusudur. Çünkü aynı memlekette de olsa, farklı çevrelerde yetişmeleri…
Gerek hayatta ve gerekse kendi kendilerine karşı tutum ve davranışlarına oldukça üstün bir derecede çevrenin incelik ve özellikleri tarafından şekil verilmiş olması. Çevresindeki gerek açık, gerekse pek açık olarak görülmeyen olgulara karşı tepkisinin her zaman akli(rasyonel)olmaması gibi durumlar içinde olabilmeleridir.
Öte yandan insanda, bugün en etkili olan belirli bir motivenin yarın da aynı kuvvetle olacağı söylenemez.
Çünkü belirli bir gereksinme yönünden tatmin olma halinde o gereksinme ile motiveler etkinlik gücünü kaybeder.
Yerini başka motiveler alır. Böylece eski motiveler etkinliğini kaybedip, yeni motiveler kişiyi harekete geçirmede daha etkili olurlar.”

İçten motive olan kişi düşünceyi eyleme dönüştürür, hedeflerini belirler ve onlara ulaşmak için harekete geçer.
Kendini harekete geçirmek; duyguları bir amaç doğrultusunda toplayabilmek, dikkat edebilmek, kendini harekete geçirebilme, kendine hâkim olabilme ve yaratıcılık için gereklidir.
Motivasyonun dışardan beklenmesi, hayatta başarı elde etmek yönünde en büyük tehlikedir. Motivasyonun temelinde; umut beslemek, morali bozmamak, sabırla çaba göstermek yatmaktadır.

Bakın Türkiye Cumhuriyetinin Banisi Büyük Liderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK ne demiş o dönem Türk Halklarına: “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” Bu söz önce insanın kendini motive etmesi güvenmesi ve sonra çevresindeki insanları motive etmesinin en büyük örneğidir…

“Başkalarının hataları ve kötülükleri ile uğraşarak ruhunu karartma, düzeltilmesi gereken biricik insan kendinsin.” demiş; Ralph Waldo Emerson. Ne de güzel etmiş söylemiş bu sözü...

Bu nedenle doğru olanı aynaya bakıp kendimizle yüzleşmemiz, kendimizi çok iyi tanımamız ve değişmemiz gerektiğini düşündüğümüz yanlarımızı belirlememiz; belki de tüm hayatımızı olumlu olarak değiştirmemizi sağlar.
Daha da önemlisi kendimizi başkalarının gözüyle değil, bizzat kendimiz tanımış oluruz. Bu da müthiş bir özgüven ve emin olma duygusu verir.
“Senden önce gelenlerden ibret al, ama senden sonra gelenlere ibret olma,” demiş Sokrat…
Çünkü Ulu çınarlar ve çamlar, fırtınalı diyarlarda yetişir.
Tecrübeler en iyi öğretmenlerdir. Yalnız okul masrafları çoktur. Geçmiş tecrübelerin ardınızda kalan izlerini görmemezlikten gelmek, silmek yanlışa doğru adımdır, sonun başlangıcı olur. Hayatta en iyi tecrübe en pahalıya mal olandır dostlar…

Akıllı insanlar başkalarının tecrübelerinden yararlanır ve üzerine birkaç güzellik ilave ederek iyiyi bulur. İnatla o tecrübeleri yok saymak yersizdir. İnatçı insanlar her şeyi kendileri denemek ister. En iyi ben yaparım bu güne kadar yapılanlar bir hiçmiş demek kibirliliktir, ”biz” değil “ben” dir benlik ise tehlikeli bir kibirliliktir. Bu kibirlilik çıkmaza sürükler. Kibirli ve cimri adamın ne kadar vasfı olursa olsun, dikkate alınmaya değmez.
İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, ama dönüp de kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar. Ben hep peşimden koşanlara, izlerimi takip edenlere bakarım, siliyor mu, geliyor mu diye…
Fırtınanın gücü ne olursa olsun, Eğer yağmura saygın varsa, seni bekleyen bir gök kuşağı mutlaka vardır dostlarım...

Bazı kimseler, merdivenin sonuna kadar eriştikleri zaman onun yanlış duvara dayanmış olduğunu anlarlar. Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bulunursa yanlış da bilinir, ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz.
İnsanlar yanlış yapabilirler, yalnız büyük insanlar yanlışlarını anlarlar. Yanlışlarımızı unuttuğumuz andan sonra onları yeniden yapmaya başlarız…
Her gün kararlılık ile uyan kötü günleri yenmek için savaş ve her gece memnuniyet duygusu ile uyu ki gelecek iyi günleri kazanabilesin…
Hatalar harikadır. Denediğini gösterir ki en pahalı elde edilmiş en iyi tecrübedir…

Cengiz Hortoğlu’nun 13.03.2016 tarihinde (Dördüncü Bakış) başlığıyla yayınladığı bir makalesinde yazıp paylaştığı kendi kendimizi test edeceğimiz bu yazıyı naklediyorum siz değerli dostlara.
Elinize bir kâğıt ve kalem alarak, aşağıdaki soruları yanıtlamanızın yararını göreceğinize inanıyorum.

1)Nasıl bir çocukluğunuz oldu?
2)Değer yargılarınız neler? Sizin için önemli olanların bir listesini yapsanız nasıl bir sıralama yaparsınız?
3)Hangi yeteneklere sahipsiniz?
4)Olumlu veya olumsuz nelerden etkilenirsiniz?
5)Nelerden keyif alırsınız?
6)Sizin için en değerli insanlar kimlerdir?
7)Şimdiki zamana mı yoksa daha çok geçmişe veya geleceğe mi odaklanırsınız?
8)Hayalleriniz, idealleriniz neler? Hayattan ne bekliyorsunuz?
9)Mutlu olma koşullarınız neler?
10)Karşılaştığınız olaylara, daha çok olumlu mu olumsuz mu yaklaşırsınız?
11)Sizin için sevgi, çalışma, başarı, evlilik, mutluluk gibi kavramlar ne anlama gelir?
12)Şiddete eğiliminiz var mı?
13)Öfkenizi kontrol edebiliyor musunuz?
14)Yaptığınız işi seviyor musunuz?
15)İşiniz dışında keyif aldığınız hobileriniz var mı?

Bugün ki yazımızı ‘Motivasyonu’ kapsayan sözlerle bitirelim:

-Kazanma, başlama ile başlar.
ROBERT H. SCHULLEK
-Kaybedecek kadar büyük değilseniz, kazanacak kadar da büyük değilsiniz.
WALTER REUTHER
-Cesaretini, karakterini, kendisine duyduğu saygıyı ya da güveni kaybetmemiş olan bir adam için başarısızlık söz konusu olamaz. O yine bir kraldır.
-ORISON SWETT MARDEN
-İnsanlığın gelişmesini sağlayan rahat değil çaba, kolaylık değil zorluktur. Belki de hayatta, zorluklarla karşılaşmadan ve bunları bertaraf etmeden başarının elde edildiği bir durak yoktur.
SAMUEL SMILES
-Umut gibi hiç bir ilaç ve teşvik yoktur.
ORISON SWETT MARDEN
-Başarısızlıklarına bakarak kendini sabote etme, onlardan ders almasını öğren.
JACOB BOEHME
-Nereye gitmek istediğinizi bilmiyorsanız belli bir yere ulaşamazsınız.
PERCY H. JOHNSON
-Güç ve büyüme ancak sürekli çaba ve mücadele ile elde edilir.
NAPOLEON HILL

Evet dostlarım bu günlük de benden bu kadar… 
Şimdi kahvenizi alın, oturun bir köşeye...
Atalarımızdan emanet aldığımız bu Vatanın sahipleri, yalnızca bu Vatanı karşılıksız seve bilenlerin hakkı olduğunu unutmayalım…
Şu üç günlük dünyada sevelim sevilelim hayat sevince güzel... Ama evde sevdiklerinizle güzel... Sevdiklerimiz için kurallara uyalım... Evde kalalım, dışarıda sosyal mesafeyi koruyalım...
Gönül soframdan gönül sofranıza muhabbet olsun…

09.04.2020