fbpx OKULLARDA COVİD-19 'LA SAKLAMBAÇ | Mamak Havadis

OKULLARDA COVİD-19 'LA SAKLAMBAÇ

OKULLARDA COVİD-19 'LA SAKLAMBAÇ

Covid-19 salgınında vaka sayısı azalmak yerine artarken ,üstüne birde sonbaharda ikinci dalga beklentisi varken, özel okullar 15 Ağustos’ta, devlet okulları 31 Ağustos’ta yüz yüze telafi eğitimine başlayacak. Elbette başlasın. Eğitim ülkelerin atardamarı,ülkelerin geleceği. En çok üzerinde düşünülmesi gereken,en ince ayrıntısının hesaplanması gereken,deneme yanılma mantığıyla hareket edilmemesi gereken bir konu.En küçük bir riski bile içinde barındırmayan,gerekli bütün önlemler,gerekli bütün sağlık koşulları hazırlandıktan sonra,öğretmeninin,öğrencisinin,velisinin iç rahatlığıyla sürece evet diyeceği şekilde başlasın...
Eğitim sendikalarının,veli örgütlülüklerinin,öğrencilerin,bilim insanlarının,sağlıkçıların siyasi,ekonomik çıkar çevrelerinden arınmış,objektif görüşleri,önerileri dikkate alınarak açılsın..

Örneğin; Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, “Her okulda sağlık görevlisi bulundurulması zorunludur” diyor. 
Yine konuya ilişkin,Veli-Der Ankara Şube Başkanı Hülya Daran Deveci ise okullarda salgın önlemlerini yerine getirecek bir fiziki ortam bulunmadığına dikkat çekiyor.“Biz veliler kaygılıyız, MEB bu kaygılarımızı gidersin ya da okulları salgın tam bitmeden,pandemi koşullarında gerekli önlemler alınmadan okullar açılmasın.Çocuklarımıza da bizlere de bu travmayı yaşatmaya kimsenin hakkı yok” diyor.

Özel okulların açılmasına sayılı günler kala Türkiye Özel Okullar Derneği Başkanı Nurullah Dal’ın bir gazeteye yaptığı bütün öğretmenleri hedef alan,bütün eğitim bileşenlerinin tepkisini çeken açıklaması,sermaye okullarının  eğitim kaygısından çok   patronunun ticari kazanç kaygılarının olduğunu ortaya koyuyor.Sosyal devletin kendi yapması gereken ,eşit,parasız,nitelikli eğitimi özel okullara pazarladığını,devletin okul yapması gereken yerlerde mantar gibi özel okullar bittiğini,özel okullarda eğitim emekçisi arkadaşlarımızın en zor koşullarda çalıştırıldığını ve son derece düşük ücretler alarak emek sömürüsü yapıldığını hepimiz biliyoruz. Kaldi ki ücretli öğretmenlerin devlet okullarında ki durumu daha da içler acısı.
Bu salgın döneminde esnek çalışmayı ve mobbingi en ağır şekilde yaşayan kesimlerden biriydi bu öğretmenler arkadaşlarımız. Okulları ticarethane, öğretmenleri ucuz iş gücü, öğrenci ve velileri müşteri olarak gören anlayışın alabildiğine emeğini sömürdüğü eğitim emekçilerine ne özel okul sözcülerinin nede başkalarının söz söyleme hakları yoktur.

Pandeminin sürecinin  başından beri ,uzaktan eğitimin olağanüstü durum için geçerli olduğunu,yüz yüze eğitimin yerini alanamayacağını,yerine dolduramayacağını yazdık.Bu sürecin olağanüstü ve geçici olması gereken bir süreç olması gerektiğini belirttik.
Eğitim emekçilerinin okulların açılmasını istediğini ancak okulların ticari ve siyasi kaygılardan arınmış,konuya ilişkin bilim kurullarının oluru alınarak,bütün önlemlerin yerine getirilip,hiç bir öğrenci,veli,öğretmenin sağlığının riske atılmayarak ve pandaminin bütün salgın etkileri ortadan kalktıktan sonra doğru  olacağını söyledik .  
Bizler öğrencilerimizin eğitim hakkını savunuyoruz. Okulların sağlıklı bir şekilde açılmasını istiyoruz. Salgın devam ediyor, vaka sayıları artıyor. Salgının kontrol altına alındığı ya da ortadan kalktığı, hiçbir öğrenci ve öğretmenin sağlığının tehlikede olmadığı koşullar sağlandığında okullar açılsın diyoruz. Biz bunları derken özel okulların kar hırsının,sağlığın önüne geçmesini istemiyoruz.
Üzerinde çokca konuşulan derslerin süreleri, içerikleri,teneffüslerin süreleri eğitim sendikaları ve öğretmenlerle birlikte düzenlenmelidir. 

Özel okullarda yüz yüze telafi eğitimi kararlarını alırken de ilgili tüm kesimlerin önerilerini dikkate almalıdır. Başda öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz  olmak üzere tüm toplumun sağlık hakkıda eğitim hakkı da herşeyden önde gelir. Bu planlamalar toplumun sağlık hakkını ve eğitim hakkını gözeten bir yerden hayata geçirilmelidir. Birbirinin önüne geçirilmemelidir. 

Özellikle çocuklarımız Covid-19 koşullarında virüsün bulaşmasından,hasta olmaktan, büyüklerine bulaştırmaktan,onların hayatlarından endişe ederken bir de o yaşlarında okul ve eğitim durumunu düşünüyorlar. 

Koşulları hazır etmeden  okulları açmak,velilerde de,öğrencilerde de,öğretmenlerde de geri dönülmez kabuslara neden olabilir.
Okullar açılırsa vaka sayısının çok artıracağı korkusunun giderilmesi gerekir. Bu korku içindeki velilerin iç rahatlığı ile çocuklarını okula göndermesi beklenemez.Nitekim alandan aldığımız duyumlar da bu yöndedir. 

Salgın tehlikesi tam olarak bitmeden okullar açılmamalıdır. 
Eğitimin telafisini yapabiliriz ama kaybedilecek bir canın,bir hayatın telafisi olmaz. 
Biz eğitimcileride de,öğrencilerimizi,velilerimizi de böyle bir sorumluluğun altına itenler umarım bu hesapları yaparlar...

*Evde Kal,Sağlıklı Kal TÜRKİYEM. 
*Karanlıklar Bitecek,Güneş Doğacak BİRGÜN

mustafaakgul06@gmail.com