fbpx “OKU”MAYI NASIL ANLAMALIYIZ? | Mamak Havadis

“OKU”MAYI NASIL ANLAMALIYIZ?

İkra!  “Oku!” Allah’ın İslam Peygamberi Hz Muhammet (SAV)’e ilk emridir. Kur’an-ı Kerim’in ilk ayetidir. “Seni yaratan Rabbinin adıyla oku”(96/1) Hz Muhammet (SAV)’’in yaklaşık iki sene Hıra mağarasında inzivaya çekildiği bir zamanda Cebrail (AS) gelerek “Oku” demesi ile başlar her şey…

“Ben okuma bilmem” diyen Hz Muhammet (SAV) ümmi bir insandı. Yani okuma yazma bilmiyordu. Yaratan, bir hikmete binaen O’nu kimseye talebe yapmamıştı. Ta ki “Oku” emrine kadar. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de: “ Onu, senin kalbine uyarıcılardan olasın diye açık bir Arapça ile Cebrail indirmiştir.” (26/193-195) Yani bütün ilimleri Cebrail’in bildirmesi ile kalbine indirilecek ve bilecekti.

Peki, niye Cenab-ı Hak okuma yazma bilmeyen bir insanı peygamber olarak seçiyordu? Çünkü: Okuma yazma bilen, zamanın bilgini olan, araştırma yapan bir bilim insanı veya filozof olsaydı, Yahudiliği, Hıristiyanlığı veya başka kültürleri derleyip bir din çıkardı ve kitap yazdı diye şüpheyle yaklaşırlardı. ”Sen bundan önce ne bir kitap okuyabiliyor ne de onu kendi elinle yazabiliyordun; öyle olsaydı gerçeği çürütmeye çalışanlar kuşkuya düşerlerdi.” (29/48) Ayeti “Uydurma” itirazlarının da kapısını kapatmıştır.

Ortada yazılı bir metin yok. Hz Muhammet (SAV) “Ben okuma bilmem” diyor. Ama Cebrail (AS) ısrarla “Oku” diyor. Peki, neyi okuyacak? Okumaktan kasıt ne?  “Oku” emrinin muhatabı sadece Hz Muhammet(SAV) midir? Ya da onun şahsında bütün insanlık mıdır?

Arapça gramerine vakıf olanlar bilirler. Bir cümlenin mef’ulu hazf edilirse umum ifade eder. Yani “Oku” emri geneli ifade ediyordu. Kâinatta var olan her şeyi oku. Burada okumaktan kasıt insanoğluna bahşedilen öğrenme kabiliyetine bir görevdir. Öğrenmenin karşılığı da anlamadır. Ferasettir. Basirettir.

“Seni yaratan Rabbinin adıyla oku” derken, evvela insan kendini okuyacak. “İnsan neden yaratıldığına bir baksın” (86/5) İnsanla Yaratıcı arasındaki münasebeti anlasın. Bedenen biyolojik yapısındaki mucizeleri ve değerini anlasın. Kıymetinin ölçüsünde vazifelerini yerine getirsin.

Sonra kainatı okusun. “…Rahmân olan Allâh’ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?” (67/3-4) Hayatımızı, yaşadığımız yeri ve kâinatı öğrenmemizi emrediyor. “...İşte bunlarda aklını kullananlar için ayetler vardır." (12/2-4)  derken kâinattaki her bir varlığı okunacak ayet olarak bize haber veriyor.

Ve sonra mağarada: “Oku” hitabıyla yankılanan seste, bir manada, ilahi vahiylerin toplanacağı Kur’an-ı Kerimin müjdesi veriliyordu. Asıl okumanın kaynağı o olacak. Okunsun, anlaşılsın ve sırlara vakıf olunsun diye kıyamete kadar hükmü baki kalacak.

Beyin yakıcı sorular şunlar; İslam Âlemi Allah’ın ilk emri, ilk ayeti olan “İkra!” nın neresindedir? Okumak, feraset- basiret sahibi olmak ve ahlaki öğütlerle insanlığın birliğini kardeşliğini tesis edebildi mi? Kardeşlerin kardeşliğini ya da dindaşların kardeşliğini tesis edebildi mi?

Yıllardır komplo teorileri kurgulanarak, biyolojik savaş senaryoları yazılıp çiziliyor. Komplo da olsa, altında bilgiye dayalı bir gerçeklik olamaz mı? “Oku!” emrine muhatap olanlar, olasılıklara bile ne kadar hazırlıkları var? Söylenti olduğu iddia edilen Haarp teknolojisiyle doğanın dengesini bozuyor olabilirler mi?  Doğru olabilme ihtimali üzerine, tedbir amaçlı çalışmalar yapılıyor mudur? 

2000 yılından sonra yaygınlaşan virüsler için niye çare bulunamıyor? Bu ölümcül virüsler ki; Ebola, Domuz Gribi, Sars, Mers, Kuş Gribi, Kırım Kongo, Zika, Hiv virüsü ve en son Korona virüsü insanlığı tehdit edip öldürürken, silahlanmada altın çağını yaşayan bilim ve teknoloji bu virüslere niye engel olamıyor?

2001 yılında, İkiz Kulelere yapılan saldırı ile ilgili, kurgu iddiaları gerekçesi ile sorulan hiçbir soruya cevap verilmedi. İkiz Kuleler gerekçe edilerek “Oku!” emrine muhatap olan on milyona yakın insan, kapitalizm sistemine kurban mı edildi? İslami sistemin bir ruhu vardır. Kominizim sisteminin de ruhunun var olduğundan söz edilebilir. Lakin kapitalizmin bir ruhu yoktur. Kapitalizm var olabilmek için her şey mubah kabul eder.

Bu meydandan Mevlanalar, İbni Sinalar, Farabiler, İbni Haldunlar, Geylaniler, Gazaliler vb gibiler geldiler ve gittiler. Ya şimdi? “Oku” emrinin muhatapları bilimde, sanayide, teknolojide ve insani değerleri icra etmede ne kadar yol aldılar? Ne kadar kâinatı okudular? Kâinatın dengesini kim bozdu?  Veya kâinata ne yaptık ki, bize acımasızca davranıyor. Seller, depremler ve yangınlarla bize saldırıyor. Korona gibi salgın hastalıklarla bizi tehdit ediyor. Hadi okuyun beyler. Biz ne yaptık?

“Sakın dengeyi bozmayın” (55/8) Denge bozuldu beyler. “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu” (30/41) Dünya bir virüse yenik düştü. Ülkeler toplu karantinaya giriyor. Toplu ölümler yaşanıyor. Her şeyin doğrusunu Yaratan bilir. Rabbim İnsanlığı bu afetten kısa zamanda muhafaza eylesin. Selam ve dua ile kalın.