fbpx ŞİİRLERİN GÜCÜ | Mamak Havadis

ŞİİRLERİN GÜCÜ

Mutsuzluktan söz etmek istiyorum

dikey ve yatay mutsuzluktan

mükemmel mutsuzluğundan insan soyunun

sevgim acıyor

Biz giz dolu bir şey yaşadık

onlar da orada yaşadılar

bir dağın çarpıklığını

bir sevinç sanarak

Turgut Uyar-Sevgim acıyor şiiri 

 

Şiir okumaya , roman okumaya göre oldukça  geç başladım sayılır. 18 yaşındaydım gerçek anlamda şiirlerle tanıştığımda. Belki, imge dünyam, şiirlerdeki o büyülü kelimelerle tanışmaya, o yaşlarda yeterli değildi , belki de o dünyayı anlayabilmek için kendimi yetersiz ediyordum. Ama sebep ne olursa olsun, bir şekilde şiirlere mesafeli davranmaktan kendimi alamıyordum. Ta ki, Ankara’nın o soğuk mu soğuk, ayaz mı ayaz o kış gününe kadar.  Zafer çarşısının altı kitap dünyasının merkeziydi o zamanlar.  O gün ders çıkışında kitaplar arasında kaybolduğum, neredeyse müptelası olduğum,  her zaman gittiğim  kitapçıya gittim. O zamanlar kitap bilgisi ve engin birikimiyle her gelen müşteriyi kendisine hayran bırakan,  Siyasal Bilgiler Fakültesini  8.nci  senesinde olmasına rağmen hala bitirememiş, 1980 darbesinden nasibini alsa da, hayat enerjisini hiç bırakmamış  Tamer ağabey  beni karşıladı. Yeni kitaplara bakmadan önce, bana “Gel bugün bir değişiklik yapalım, seni biraz şairlerimizle tanıştırayım” dedi   Ben de gayri ihtiyari,” Ama ben hakkıyla şiir okumayı bilmiyorum ki” dedim. O da bana “ Seni öyle bir şairle tanıştıracağım ki, değil şiir okuyamamak ,  bir daha şiirden başka bir şey okuyamayacaksın “  diyerek Turgut Uyar’ın “Kayayı delen incir” adlı kitabını uzattı. “Kayayı delen incir” tanımlamasının  bile beni alt üst ettiğini hatırlıyorum. Sanki kocaman bir kuşun kanatları açılmış,  bense tüm korkularıma, tüm yetersizliklerime o kuşun kanatlarına binmeye cesaretlenmiştim. Önceyi unutmuş, sonrası için umutlarla dolmuştum.  O gün oradan çıktım ve hemen bir kafeye geçip bir kahve eşliğinde şiirleri okumaya başladım. Okuduğum her mısrada şiirle ilgili içimde ne kadar eksiklik varsa sanki hepsi tamamlanmıştı.Ümitsizce bekleyen bir dost  gibiydi şiirleri.  Beni karşısında görünce ne yapacağını şaşırmış, başımı döndürmek için elinden geleni ardına koymamıştı. Ve başarmıştı da. O şiir kitabı , aylarca   elimde paralandı, öyle bir paralandı ki, o sayfaların dili olsa size neler anlatırdı neler. 

Sonrasında diğer şairlere yelken açtım ve Tamer ağabey’in dediği gibi uzun bir süre şiirden başka bir şey okuyamadım. Aradan yıllar geçse de, 1982 yılında ilk basımı yapılan “Kayayı delen incir” hala başucu kitabımdır. O satırlarda hayatım vardır, hayal kırıklarım, üzüntülerim, sevinçlerim  en önemlisi  yaşanmışlıklarım  vardır. Ne zaman  ona gitsem, her zaman beni içeri almış, beni her şekilde tamir etmiştir.  Kitabı her elime aldığımda o günlere giderim. Kimi zaman umutsuzluğa düştüğüm ,  kimi zamansa umutlanmaktan başka bir çarem olmadığı , hayat acemisi olduğum o günlere. Her gittiğimde,  geçmişimle yüzleştiğimi, geçmişimden elimde kalan yaşam tortularını hatırladığım için  çok ama çok  mutlu olduğumu hissederim. 

Neyse lafı çok da fazla uzatmadan, aşk, ayrılık, ölüm terimlerini işleyen şiirler yazan Turgut Uyar’ın bir ip  cambazı gibi kelimeleri kullanma becerisine mutlaka tanıklık etmenizi, bu nadide şairimizi tanımanızı önemle tavsiye ederim.