fbpx YETER ARTIK | Mamak Havadis

YETER ARTIK

    İmam-Hatip Okulu talebeleri, mezunları ve Diyanet camiası, demokratik, laik ve hukuk devletinde yasalarla çerçevesi belirlenmiş büyük bir topluluktur. Hiç kimse siyasetine alet, ticaretine emtia, menfaatine araç, masasına meze yapmaya çalışmasın. İmam Hatipler bu memleketin emniyet sübabıdır. Toplumun denge unsurlarıdır. Şahsi planda rezil olayları gerekçe göstererek bütün bir camiayı genelleştirip itibarsızlaştıramazsınız.
    İmam Hatiplileri arka bahçe yaptınız. Cehaletle suçladınız. Cehaletin sebebi olarak gösterdiniz. Sapıklıkla, tacizcilikle ve akla hayale sığmayacak kötülüklerle suçladınız. Manşetlere kadar taşıdınız. Kulaklarınızın arkasına bir şey dokunsa, bunu İmam Hatiplilerden bildiniz. Yeter artık… Eğer sesimiz çıkmıyorsa,  kabullenişimizden ya da sesimizin cılızlığından değil bu millete olan saygımızdan ve o nezih milletin bize olan saygısındandır.
    Yoksa bizler İmam Hatip camiası olarak hangi oyunların tezgâhlandığını, hangi fırıldakların döndüğünü, başındaki taylasanların kimler olduğunu ve neye hizmet ettiklerini çok iyi biliyoruz. 28 Şubat sürecinde, sonrasında ve hala devam eden senaryolara hiçte yabancı değiliz. Tek fark aktörleriniz değişmiş. Müslümler, Fadimeler gitmiş yerine şarlatanlar, göbek yazıcıları ve kurs tacizcileri sahne almış.
    Reyting avcıları hocalar ve gazetecilere de bu senaryoların fragmanını deşifre görevi verilmiş. Hani “kökünü kazıyacağız” hayallerini kuranlar ve aveneleri var ya; meydanı boş zanneden bu şarlatanlar,  kökün bin yıllık derinliğini unutmuşlar. Unutulmasın ki bu kökler budandıkça filiz verirler. Kaldı ki budamaya bile gücünüz yetmez.
    Şu an bir şarlatan yüzünden rencide ve itibar suikastına maruz kalan tarikatçılar ve tasavvuf erbabı sayesinde bu topraklar Anadolu yurdu olmuştur. Ahmet Yesevi’nin evlatları bu topraklara seyri sülük etmeselerdi, Osmanlar, Fatihler, Kanuniler at üstünde cenk etmeselerdi, Abdülhamitler, Mustafa Kemaller bu topraklara sahip çıkmasalardı, ulusalcı geçinen bu şarlatanlar, kazıyacak kök hayali de dal hayali de kuramazlardı. 
    Mal bulmuş mağribiler; dinden diyanetten haberi olmayan, din eğitimi bile almayan bir şarlatanın yaptığı iğrenç bir kepazeliği öne sürerek bütün bir camiayı zan altında bırakmaya hakkınız yoktur. Derdiniz de zaten hak arayışı da değildir. Mağribi Mütercimlerin, İmam Hatipliler hakkında söylediği bütün ithamları bin misliyle kendisine iade ediyoruz. 
Sayın Mütercimler; senin akademik kariyerinin ve usta gazeteciliğinin mantığına göre; Siyasi bir partinin genel başkanının kaset olayı sebebiyle o zihniyetin hepsi sapık, ya da birkaç milletvekilinin sosyal medyaya düşen uygunsuz görüntüleri sebebi ile o ideolojiye mensup olan herkesin tecavüzcü olması gerekir. Şu bilinmelidir ki; biz İmam Hatiplilerin böyle bir genellemesi yoktur. Suçun şahsiliği ilkesi vardır 
Çocuk istismarının, tacizcinin, tecavüzcünün ve şiddetin her türlüsünün fillerini işleyenlerin dindarı dinsizi olmaz. Ne dindar suçlunun, dininde bir kusur vardır. Ne de dinsizin dinsizliği bu suça sebeptir. Suçlu suçludur. Suçu şahsidir. Toplumu ilgilendiren kısmı da duyarsızlığıdır. Devleti ilgilendiren kısmı ise takipsizliğidir.
Demokrasilerde hak olan protesto ve kınama hakkımı kullanarak, şahıslar üzerinden dinime diyanetime ve kutsallarıma dil uzatanları ve meslektaşlarım İmam Hatiplilere hakaret edenleri protesto ediyor ve kınıyorum. Bin tane mütercimin bir İmam Hatipli etmediği şu süreçte susmayın. Yeter artık. Keşke bu tipler biraz daha okusalar da İmam Hatip olabilecek kabiliyete erişebilselerdi. Selam ve dua ile kalın.