fbpx ABD’nin yaptırım kararına karşı ne yapılmalı? | Mamak Havadis

ABD’nin yaptırım kararına karşı ne yapılmalı?

Trump, ABD savunma bütçesi içinde yer alan ve Türkiye’ye yaptırımları öngören paketi onayladı.

Gerekçe olarak Türkiye’nin S-400 savunma sistemini alması ile Türk Akım ve Kuzey Akım boru hatlarıyla Rus gazının Avrupa’ya iletilmesinde Rusya’yla yaptığı işbirliği gösterildi.

Elbette bu gerekçelere; Türkiye’nin, Astana süreci ve Soçi mutabakatıyla ABD ve Batılı müttefiklerini Batı Asya’da oyunun dışına itmesini, Suriye’de gerçekleştirilen askeri harekatlarla “İkinci İsrail” hayalinin sona erdirilmesini, Doğu Akdeniz’de ABD-İsrail ve Yunanistan’ın enerji kaynaklarını yağmalama planlarını bozmasını, Libya ile varılan son anlaşmanın stratejik anlamda bu ülkelere büyük darbe vurmasını ve elbette 2015 yılından bu yana ülke içinde ABD’nin PKK ve FETÖ gibi uzantılarına vurduğu darbeleri eklemek gerekir.

Kısacası Türkiye, Atlantik ittifakından kopuyor. ABD’nin yaptırım paketi ise bu kopuşa, ABD’nin çaresizce gösterdiği bir tepkiden ibarettir.

İncirlik ve Kürecik

Önemli olan şimdi Türkiye’nin bu “paket”e karşı nasıl tepki vereceğidir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘yaptırım paketinin kabul edilmesi durumunda Türkiye’nin İncirlik ve Kürecik üslerini kapatabileceğini’ açıkladı.

1960’lardan bu yana Türkiye’nin yurtsever devrimcileri, her vesileyle İncirlik’in kapatılmasını haykırdılar, eylemler yaptılar, çok sayıda yürüyüş ve miting düzenlediler.

1975 yılında Aydınlıkçıların önderliğinde gerçekleştirilen “İskenderun-Adana İncirlik Üssüne El Konsun Yürüyüşü ve Mitingi”, bu eylemlerin akla gelen ilk örneklerinden biridir. Üç gün süren bu yürüyüş, Adana’da İstasyon meydanında yapılan ve 10 bini aşkın yurttaşın katılımıyla yapılan mitingle sonuçlanmıştı. Miting dönüşü yürüyüş kortejine MHP binasından silahlı saldırı yapılmıştı.

“İncirlik kapatılsın” diye yürüyen yurtseverlere silahlı saldırıların yapıldığı, 100’ü aşkın yürüyüşçünün gözaltına alınıp tutuklandığı günlerden, şimdi o zaman saldıranların da “kahrolsun Amerika” sloganını haykırdığı ve “İncirlik’e el konsun” dediği günlere geldik.

Onun için Türkiye Cumhuriyeti devletinin en tepe noktasından, İncirliği kapatmak fikrinin ifade edilmesi son derece önemlidir ve geldiğimiz yeri göstermektedir.

Ama bugün geldiğimiz noktada, Türkiye’nin hangi adımları atması gerektiği üzerinde daha kapsamlı olarak düşünmekte yarar vardır.

Ne yapılmalı?

Türkiye’nin ne yapması gerektiğini, ABD’yi bu yaptırım paketine götüren nedenlere bakarak saptayabiliriz.

ABD’yi rahatsız eden en önemli konu, Türkiye’nin, komşularıyla birlik yolunda attığı adımlardır.

Öyleyse yapılması gereken bu adımları tutarlı bir şekilde daha da ileriye götürmek ve tamamlamaktır.

Bugün Türkiye’nin bölge ülkeleriyle işbirliğinde en önemli eksik, Şam ile işbirliği için gereken adımların hala atılmamış olmasıdır. Ankara, Şam ile derhal el sıkışmalıdır. Yaptırım paketine verilecek en etkili cevap bu alacaktır.

İkinci adım, Mısır ile ilişkileri düzeltilmesidir. Akdeniz’de Türkiye-Mısır işbirliği, emperyalizmin ve Siyonizm’in Doğu Akdeniz’deki hesaplarını bozguna uğratacaktır.

Aynı şekilde doğalgaz boru hatlarına ABD’nn yaptırım tehdidine Türkiye, Abhazya’yı tanıyarak, Kırım konusunda Rusya birlikte hareket ederek cevap vermelidir. Türkiye’nin bu konularda atacağı adımlar, Rusya’nın da Kıbrıs ve Karabağ konularında Türkiye ile birlikte daha ileri adımlar atmasını getirecektir.

Kazançlarımız 

Türkiye’nin bütün bu konularda adım atması;

Birinci olarak Suriye’nin topraklarının tümü üzerinde egemenliğini tesis etmesini sağlayacak, Fırat’ın doğusundaki PKK varlığı sona erecek ve bu da bölücü terör sorununun nihai olarak bitirilmesine giden yolu açacaktır. 

ABD’ye dayanarak Fırat’ın doğusunda bir hakimiyet bölgesi kurma hayalleri biten PKK’nın önünde, silahlarını yere atmak dışında bir seçenek kalmayacaktır.

İkinci olarak Mısır’la anlaşma; Türkiye, Suriye, Lübnan, Libya, Filistin ve Mısır’dan oluşan bölge ülkelerinin, birlikte hareket etmelerinin önündeki en önemli engeli kaldırmış olacaktır. Böylece ABD emperyalizminin İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimini kullanarak bölgenin doğal gaz kaynaklarına hakim olma emellerine öldürücü bir darbe vurulmuş olacaktır.

Üçüncü olarak bütün bu adımlarla birlikte Türkiye bölge ülkelerine güven verecek, Batı Asya ülkeleri başta olmak üzere bütün Avrasya güçleri arasında ilişkiler daha sağlıklı bir zemine oturacaktır. Türkiye ekonomik kriz sorunu böyle bir iklimde çözme olanakları elde edecektir.

Dördüncü olarak Abhazya, Kırım, Kıbrıs ve Karabağ konularındaki olumlu adımlar, Türkiye ve Rusya arasındaki stratejik işbirliğini daha da ileri götürecek ve Türkiye’nin, yüzyüze olduğu bütün sorunların çözümünde elini kuvvetlendirecektir.

Ve son olarak bütün bu kazanımların yol açacağı olumlu koşullar ortamında, İncirlik ve Kürecik üsleri sorununun Türkiye’nin yararına çok rahat bir şekilde çözüme kavuşturulacağı görülecektir.