fbpx ANKARAYA HOŞGELDİN ATAM, İYİKİ GELDİN ATAM, | Mamak Havadis

ANKARAYA HOŞGELDİN ATAM, İYİKİ GELDİN ATAM,

Kurtuluş Savaşı’mızın en önemli olaylarından birisi de, hiç şüphesiz ki Atatürk’ün Ankara’ya gelişidir. Osmanlı İmparatorluğuna ait topraklar, Almanya ile birlikte yenik olarak çıktığı Birinci Dünya Savaşı sonrasında düşman kuvvetleri tarafından paylaşılmaya ve işgale başlanmıştı.

İngiltere, Fransa ve İtalya'nın başını çektiği İtilaf Devletleri Sevr Anlaşması hükümlerini bahane ederek, Anadolu topraklarını işgale başlamışlardı. İstanbul, Urfa, Antep, Adana, Maraş ve Antalya itilaf devletleri tarafından işgal edilirken, Osmanlı Devletinin bu durumunu fırsat bilen Yunanlılarda İzmir'i işgal etmişlerdir. Orta Anadolu'daki bir avuç toprak parçası dışında Anadolu’ nun büyük kısmı, dönemin işgal güçleri tarafından paylaşılmıştı. Hükümetin Merkezi, İstanbul’ da işgal altındaydı ve Yunan orduları durmadan İç Anadolu’da ilerlemesini sürdürüyordu. 

Ülkenin dört bir yanından işgalci güçlerin yaptığı zulüm haberleri geliyordu. Fakat bu haksızlık, bu zulüm bir büyük ulusa yapılmaktaydı ve aynı ulus, işgale ve işgalci güçlere boyun eğmeyecek kadar onurluydu. Nitekim Batı Anadolu'da Zeybekler, Güney'de, Güneydoğu'da ve Doğu Anadolu'da yerel milisler işgalci güçlere karşı, tüm güçleriyle direniyor ve zulüm, baskı ve işkencenin hiçbir şekilde kabullenilemeyeceğini gösteriyorlardı. Bağımsızlık kaçınılmazdı fakat bunu yerel milislerle ve yerel çarpışmalarla başarmak o kadar güçtü ki,  Milli Mücadeleyi Ulusal Kurtuluş Savaşına dönüştürecek ve yerel güçleri toparlayacak teşkilatlandıracak bir lider, bir Önder gerekiyordu. Böyle büyük ve güçlü bir lider ATATÜRK’ ten başkası olamazdı.

Mustafa Kemal Paşa, ülkenin bu durumunu göz önünde bulundurarak milli mücadeleyi başlatmak için 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkmıştır. Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkmasını takip eden süreçte 22 Haziran 1919 tarihinde Amasya Genelgesi yayınlanmış, takip eden süreçte ise Erzurum ve Sivas Kongreleri düzenlenmiştir. Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarından Ali Fuat Paşa, henüz İstanbul’dan ayrılmadan Ankara’nın millî mücadelenin yürütülebileceği en uygun merkez olduğunu kararlaştırmışlardı. Bu nedenle 20’ inci Kolordu Komutanlığına atanan Ali Fuat Paşa da, Mart 1919’ da Kolordusunu Konya'dan Ankara’ya çekmişti.

5 Ekim 1922 tarihinde Ankaralılar Atatürk'ü “ Onursal Hemşeri ” olarak ilan etmişler, sonrasında ise Atatürk, Türki¬ye Büyük Millet Meclisinde Ankara milletvekili olarak görev yapmaya başlamıştır. Günümüzde halen 27 Aralık tarihi, Atatürk’ün Ankara’ya geldiği gün olarak coşkuyla kutlanmaya devam etmektedir. Törenler ilk olarak Atatürk’ün Ankara’ya ilk girdiği yer olan Dikmen sırtlarından, temsili top atışlarıyla başlar, Seymenlerin oyunları ve halkın ilk günkü coşku ve sevinciyle kutla¬malar yapılır. Böylelikle, Mustafa Kemal Paşa ülkeyi kurtarmak için kişisel kararlılığı, kitlesel bir direnişe dönüştürebilecek en uygun ortamı Ankara'da bulmuştur. Bu sebeple, 27 Aralık 1919 Cumartesi tarihi Ankara’nın en büyük günüdür ve en büyük gururudur. Ankaralıların “ Kızılca Gün ” olarak tanımladığı bu önemli gün, bir lidere, bir vatan kurtarıcısına olan sevginin, desteğin tüm dünyaya gösterildiği emsalsiz bir gündür. 27 Aralık tarihi, aynı zamanda Ankaralıların geleceğe bir mirasıdır.

Anadolu’nun sönmeyen bağımsızlık ve özgürlük meşalesini taşıyan insanların kentidir ANKARA. Milli Mücadelenin başlangıç günlerinde, Ankaralılar tarihlerinden gelen güçlü bir önsezi ve inançla Mustafa Kemal ATATÜRK’ ü coşkulu bir biçimde karşılamışlar ve Kurtuluş Savaşı’nda ve devrimler sırasında da verdikleri olağanüstü destekle, Atatürk’ün gönlünde müstesna bir yer kazanmışlardır. Bu değeri, Mustafa Kemal ATATÜRK; “Ankara’nın ve Ankaralıların benim gönlümde bambaşka bir yeri vardır” sözleriyle ifade etmiştir. Nitekim Ankara yalnız bir il, bölgesel bir merkez ve başkent değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyet’in sembolü ve ülkenin geleceğinin simgesi olarak ta, daha o zamanlardan tarihe damgasını vurmuştur. Bu sebepler dolayısıyla, Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün Ankara’ya gelişi çok büyük önem taşımaktadır. Tüm bu tarihsel olaylar, 100 yıl önce, yani 1 asır önce meydana gelmiş ve tüm tarih bu değerli olaya tanıklık etmiştir.

Atamızın Başkent Ankara’ya gelişi sıradan bir olay olmayıp, küllerinden doğan işgal ve esaret altındaki bir milletin, asil ve yüce Türk Milletinin tarih sahnesinde yeniden kükreyerek bağımsızlık ve özgürlük meşalesini yaktığı, kuruluş felsefesi değerlerinin tohumlarının atıldığı çok büyük bir tarihsel olaydır. Bugünkü Türkiye Cumhuriyetinin var oluşunun ve bizlerin hür ve özgürce yaşadığımız toprakların var oluşunun adıdır ANKARA. Atamızın Ankara’ya gelişi muhteşem bir tarih enstantanesidir, Ankara’mıza Hoş geldin ATAM, iyi ki geldin ATAM, seni ve beraberindeki temsil heyetini 27 ARALIK 2019 tarihinde de büyük bir özlem ve minnetle karşılayacağız, sadece Ankara değil, tüm ulus seni ilelebet ve asla unutmayacaktır. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve beraberindeki temsil heyetinin, silah arkadaşlarının ve vatan toprakları için kanını döken tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun. Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının BAŞKENT ANKARA’YA gelişinin 100. Yılı tüm ulusumuza kutlu olsun. Millet olarak seni, sonsuza dek ANKARA’ da bekleyeceğiz ATAM.