fbpx ATATÜRK’ÜN OKUMA VE KİTAP SEVGİSİ | Mamak Havadis

ATATÜRK’ÜN OKUMA VE KİTAP SEVGİSİ

“BEN ÇOCUKKEN FAKİRDİM. İKİ KURUŞ ELİME GEÇİNCE  BUNUN BİR KURUŞUNU KİTABA VERİRDİM. EĞER BÖYLE OLMASAYDIM, BU YAPTIKLARIMIN HİÇBİRİNİ YAPAMAZDIM.”

                                                                              GAZİ MUSTAFA KEMEL ATATÜRK

      Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk; büyük bir asker, büyük bir devlet adamı olduğu kadar, Türklerin yetiştirdiği önemli bir kültür adamı, önemli bir aydındır.

      Okumaya ve kitaplara karşı sevda derecesinde bir tutkusu vardı. Çocuk yaşlarında, ilk gençlik yıllarında elinden kitapları hiç düşürmedi. Manastır Askeri Rüştiyesi’nde, Manastır Askeri İdadisi’nde, Harp Okulu’nda, Harp Akademisi’nde; Birinci Dünya Savaşı içinde, bulunduğu bütün cephelerinde ve kararğahlarında, Kurtuluş Savaşı yıllarında hep okudu… Bulabildiklerini satır satır, altını çize çize, sayfa kenarlarına not düşe düşe, yazarların fikirlerine karşı kendi fikirlerini yaza yaza okudu.

      Kitap okumayı çok seven Atatürk, kendisine kitap hediye edilince de çok mutlu olurdu. Türk Ulusu’na kitap hediye edenleri de severdi. 1924 yılında Erzurum’da bir deprem olmuştu. İstanbul’da Hilmi Kitabevi sahibi Hilmi Bey, fekakete uğrayan çocuklara kitap göndermişti. 8 Ekim 1824’ de İstanbul’ da kitapçı Hilmi Bey’e bir yazı göndermiş; “Erzurum yer sarsıntısında felakete uğrayanların çocuklarına armağan buyurduğunuz kitaplar dolayısıyla çok teşekkür ederim” demişti..

      Kurtuluş Savaşı Orduları’nın  “Başkomutan”ı ;   Türk Halkının “Cumhurbaşkanı” Türk köylüsünün “Baş Çiftçi’si”, Türk Milli Eğitiminin “Baş Öğretmeni”  Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitapları, kütüphaneleri çok sever, çalışmalarını kütüphanelerde yapardı. “-Zaman zaman yaptığı yurt gezilerinde diğer yerlere de olduğu gibi kütüphanelere de giden Atatürk, okumak için kitaplar alır, sorunlarıyla yakından ilgilenirdi.”

      Atatürk’ün hizmetinde bulunanlardan Cemal Granada, Atatürk’le Vasıf Çınar arasında geçen bir konuşmayı şöyle anlatır:  “-Boş zamanlarında Atatürk’ün elinden tarihle ilgili kitapların düşmediğini hatırlarım. Bir gün yine Atatürk, tarihle ilgili kalın bir kitap okuyordu. Öylesine dalmıştı ki, çevresini görecek hali yoktu. Bir sürü yurt meselesi dururken Devlet Başkanı’nın kendini tarihe vermesi, Vasıf Çınar’ın biraz canını sıkmış olmalıydı, Atatürk’e şöyle dediğini duydum:

 -Paşam… Tarihle uğraşıp kafanı yorma…19 Mayıs’ta kitap okuyarak mı Samsun’a çıktın ?

Atatürk, Vasıf Çınar’ın bu çok samimi yakınmasına gülümseyerek şöyle karşılık verdi:

“- Ben çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydım, bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım.”

“ Atatürk ve Okuma Sevgisi” kitabının yazarı Cemil Sönmez, kitabının sonuç bölümünde;

“Atatürk, yaşamı boyunca okuduğu kitaplardan edindiği bilgiler ışığında yüzyıllarca kara cahil olarak bırakılmış bir halktan yepyeni bir Türk toplumu yaratmıştır. Kurduğu Cumhuriyetin temelini de kültüre dayandırmıştır.”

 “ Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür” diyen Atatürk, kurduğu Cumhuriyeti de Türk Gençliğine emanet etmiştir. Türk gençliği O’nun ümit kaynağıdır” demektedir.

      Türk Ulusu’nun tükenmez sevgisini, tükenmez minnetini, savaştığı düşmanlarının bile saygısını kazanan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ağır hastalık döneminde de okuma ve kitaplara ilgisini, sevgisini esirgemedi. En son okuduğu kitapların konusu hep Türk tarihi ve Türk diliydi. Okumayla dolu  geçen bu Büyük yaşam’ı, ölümünden beş gün sonra, 15 Kasım 1938’de İsmail Habib Sevük şöyle değerlendirir:  “-İkinci defa Yaver Naşid’le çıkıyoruz .Elbette ondan da bir şeyler öğrenirim diyorum.Tekrar kütüphane odasındayız.Acaba okuduğu kitaplar nelerdi? Yaver arkadaşım, Onu Nuri bilir, diyor.

Onun hafızı kütübü gibiydi. Salondan geçen bir gence seslendi. Siyah elbiseli, siyah kıravatlı Nuri izahat veriyor.- Buraya,elinin altında bulunması lazım kitapları asıl kütüphaneden alır getirirdim.Onları, şurada bir dolap vardı.Orada okurdu.En son okuduğu kitaplar hep Türk tarihine ve Türk diline ait.”

 “O ki yeryüzünün en şerefli kılıcını taşıdı, o kılıcı hep hakkı ve vatani müdafaa uğrunda kullandığı için .Fakat O’nun eli kılıcın kabzasından çok, kitap cildi tuttu”.

 “Büyük Zafer’den sonra, “Büyük Kurtuluş”tan sonra Ekonomik Savaş’ı kazanmak için denizde, karada, havada,Türk Ulusu’nun nesi eksikse her şeyi kazanım mücadelesini yürüten Gazi Mustafa Kemal “Başöğretmen” oldu.Abc’ yi kara tahta başında öğretmeye girişti , Yurtaşlık kitabı, Geometri kitabı yazdı. “Cumhuriyet’in Başyapıtı” olan “NUTUK”u  söyledi.

      Ekonomik ve sosyal yaşamın birbirinden çetin bin bir problemine halkıyla birlikte çareler üreten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerde başarılı olmasının temelinde okuma ve kitap tutkunu olmasının payı büyüktür.

      O’nun, ilkokuldan ölünceye kadar geçen süreç içinde binlerce bilimsel kitabın oluşturduğu büyük birikimi, bize rehberlik etmekte, yürüdüğümüz “Cumhuriyet Yolu” nda işık tutmaktadır.

KAYNAK: Atatürk ve Okuma Sevgisi/Cemal Sönmez/ T.C.Kültür Bakanlığı Yayınları 1532/ Ankara-1994

MELEK YILMAZ- CKD Keçiören Şube Başkanı