fbpx CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR | Mamak Havadis

CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR

1

CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR

“Cumhuriyetin en büyük kazanımı dedenin torununu görmesidir”demişti,Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fevzi Çakmak.

“Atatürk ve Cumhuriyet Kazanımları”  konulu konuşmasında, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk toplumuna çok şey kattığını söyleyerek, “Hep şöyle düşünüyoruz, Atatürk Samsun’a çıktı, Milli Mücadeleyi örgütledi. Anadolu’da yaşayan halk bu duruma hazırmış gibi. Hâlbuki tarihsel arka plana baktığımız zaman bazı şeyleri ıskaladığımızı görürüz. 200 yılı aşkın bir süredir yenilen bir toplum olduğunu görmek halkın psikolojisini gerçekten çok derin etkilemiştir. 220 yıl boyunca batı tarafından sürekli hırpalanmış, bu 10 nesil demek oluyor. Bu milleti tekrar ayağa kaldırmak kolay bir şey değildir. Cumhuriyetin kazandırdığı en büyük kazanım dedenin torununu görmesidir. Çünkü Osmanlı’nın son 200 yılında bırakın dedenin torununu görmesi, çocuklar babasını görmemiştir. Art arda birçok kayıp vermiş millet için bu çok büyük bir kazanımdır.Ulusal egemenliğe giden yolda Türkiye Büyük Millet Meclisini açan,  saltanatın kaldırılmasında ve cumhuriyetin ilanında büyük bir rol oynayan Atatürk, sonrasında Türk devrim hareketi içinde Türk milletine pek çok kazanım hediye eden bir lider oldu. Özellikle kadınları siyasi ve sosyal alanda öne çıkması, hukuksal alanda kazanımlar elde etmesi cumhuriyetin en büyük projesi oldu. Mustafa Kemal’in çıkardığı  Türk Medeni Kanunuyla kadınlara verdiği değerin gözler önüne sermiştir. 1935 seçimleri sonrası 18 kadın vekilin mecliste görev almıştır.Kadınlar Cumhuriyetle birlikte eğitimde fırsat eşitliğine kavuşmuş, birçok kadın eğitimin her alanında görev alır hale gelmiştir. Cumhuriyetin Türk milletine sağladığı en önemli kazanımlardan biride sağlık alanında gerçekleştirdiği atılımlardır. Türk milletinin neslini, sağlığını en mükemmel hale getirmek, sağlıklı nesiller yetiştirmek adına, başta sıtma, kolera, verem olmak üzere pek çok hastalığa karşı çok başarılı bir mücadele örneği sergilenmiştir,"demiştir.

Bu günse cumhuriyet ne yaptı ki diyenler vardır. Yıkmak için gününü bekleyenler...

Oysa cumhuriyet öncesi onlarca yıl bu milletin kapısı bir savaşlarda  çalındı, bir de o savaşların ve saltanatın giderlerini karşılamak için vergi toplarken çalındı.Diğer zamanların unutulmuş halkıydı Anadolu Halkı.Hep çalıştılar ama ne ayaklarında ayakkabıları, ne softalarında katıkları vardı.Yaşayacak kadar ki karın tokluğuyla yetindiler,yada yetinmek zorunda bırakıldılar. 

Eğitim almadılar,okuma yazma da yoktu,okulları da yoktu. Ne bir sağlık sistemleri vardı.Ne de doğru düzgün yolları... Tifo, sıtma, verem önce onların canını alıyordu. 
Ne dilleri sarayın diliydi, ne türküleri sarayın türküsüydü...
Geleceğe ancak sözlü kültürlerini bırakabiliyorlardı,çünki okuma yazma yoktu...
Ordan oraya göç ettirilen bir yoksul halktılar...
Pir Sultan Abdallar, Şeyh Bedreddinler idam edilir...
Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal Aydın, 10 bin yoldaşıyla kılıçtan geçirilir, cesetler develere yüklenip ibret olsun diye diyar diyar gezdirilir...
Dadaloğlu başkaldırır...
Yavuz'un , Kuyucu Murat Paşası, Hızır paşası   Anadolu Türkmenlerine kılıç kuşanır. 

Ama bütün bunlar da imparatorluğun 19. Yüzyılda başlayan dağılmayı durduramaz.Sürekli toprak kaybeteye devam eder...
Saray emperyalist devletlere bayrağı teslim edip halkı kaderine terk eder.Kaderi ile baş başa kalan Türk milleti kendi başının çaresine de elbette bakacaktır. Çanakkale'de yıldızı parlayan Mustafa Kemal Paşa tarih sahnesine çıkıp bütün milleti etrafında toplayacaktır. 
Ne tehditleri, ne emperyalistlerin işbirlikçileri, ne de idam fermanları Mustafa Kemal'i yolundan döndüremeyecek,emperyalizm de saraylı işbirlikçileri de yenilecektir.
Padişah vaktiyle İstanbul'un anahtarını verdiği İngilizlerin gemisiyle kaçacaktır.

Elbette ki Kurtuluş Savaşı'ndan sonra İlk önce milletini ve tahtını bırakıp kaçan Sultan ve varlığını tamamlamış olan saltanat sorunu halledildi.
Sonrasında  halifelik, medrese ve  üç başlı eğitim sorunu halledildi. 
Türk milletinin özgürleşmesinin önündeki engeller kaldırılarak ayaklarını prangalayan bütün zincirler koparıldı...
Mustafa Kemal Paşa bir konuşmasında "CUMHURİYET kimsesizlerin kimsesidir" demişti. Bu söz Cumhuriyetin yol haritası oldu.
Cumhuriyetle birlikte yoksul,bakımsız,kirli yüzlü, yalınayak çocuklara ulaşılacak, eğitimin ışığında aydınlanarak, Anadolu'yu aydınlatan ışıklara dönüşmesi sağlanacaktır.
Eğitimin en yakın takipcisi olan Mustafa Kemal Paşa,en önemli devrimleri eğitim alanında yapacaktır.Yamalı pantalonlar,delik papuçlar yada yalın ayak,bit, pire içindeki o yoksul  çocukların her biri çevrelerini aydınlatan ışıklara dönüşeceklerdir. Nihayetin de dönüştüler de.
Cumhuriyetin kucakladığı  o çocuklarda,Cumhuriyeti  korumaya ve geleceğe taşımaya and içtiler...

Bizler de  bu gün fotoğraflarda gördüğümüz Cumhuriyetin bağrına bastığı o yoksul halk çocuklarının bu gün ki torunlarıyız...

Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bize Cumhuriyeti armağan edenleri saygı ve özlemle anıyoruz.
Cumhuriyet Bayramı'mızın 97. Yılını kutlarken bir kez daha hep birlikte gür bir sesle haykırıyoruz; "Yaşasın Cumhuriyet..."

*Evde Kal,Sağlıklı Kal TÜRKİYEM. 
*Karanlıklar Bitecek,Güneş Doğacak BİRGÜN

mustafaakgul06@gmail.com