fbpx DEĞİŞİMİN GETİRDİKLERİ | Mamak Havadis

DEĞİŞİMİN GETİRDİKLERİ

Kainatta hiç bir şey aynı kalmaz. Her gün yeni bir şeye evrilir ve dönüşürüz. Değişim hayatın kaçınılmaz bir gerçeği. Bu gerçekle birlikte yaşamak, değişime rağmen, insan olmanın getirdiği sorumluluklara rağmen hayata akmak. İşte bizi biz yapan bu beceridir.

Değişim çoğu zaman bizi ellerinde çiçeklerle karşılamaz, ayaklarımızın altına kırmızı halılar sermez. Genelde zorluklar ve sıkıntılarla buyur eder bizi. Doğanın akışı kendimizi değiştirecek şekilde aktığından bizim ne olup olmadığımız umurunda bile olmaz.  Bunu yapmaya imkan bulamazsa eğer , akışı engelleyen her ne varsa onu yok etmek için elinden geleni ardına koymaz. Değişmemek için direnirsek eğer doğa bir şekilde bizi yola getirmenin yolunu mutlaka bulur. 

Birbirimize dokunamadığımız, ev haklıyla bile mesafelerimizi koruduğumuz bugünlerde hepimiz panik halinde ne yapacağımızı bilmeden hayatta kalmanın yollarını arıyoruz. Ama bunu yaparken düşündüğümüz bir başkası olmuyor ne yazık ki. Yine bencil istekler, doyumsuz duygular, hayata aynı şekilde sarılmalar, her şeyi kendimize yontmalar ve daha buna benzer bir sürü davranış ve tutumlar, ölüm gerçeğinden ne kadar da uzak, ne kadar da farkında olmadan yaşadığımızın bir kanıtı.

Yaşam ve ölüm her  iki tarafı keskin bir bıçak gibi. Her ikisinden birisini ön plana almak, hayatın da,  ölümün de anlamını bozar. Buradaki amaç, varken yok, yokken de var olabileceğimizi, bunu yapan yüce gücün büyüklüğü karşısında ne kadar aciz olduğumuzu unutmadan elimizden geldiğince hayata ve etrafımıza bir şeyler katabileceğimizi deneyimlemektir. Yoksa hiç kimsenin bizim varlığımızı kutsamak, taleplerimizi karşılamak gibi bir zorunluluğu yoktur.  

Günlerdir etrafıma bakıyorum ve hayretler içerisinde panikleyen insanların, nasıl da kendinden geçtiğine şahit oluyorum. Bunları gördükçe neden hayatı hakettiğimiz gibi yaşayamadığımızı daha iyi anlıyorum. 

Hiç beklemediğimiz bir değişime mecbur kaldığımız bugünlerde, durup düşünmek gerekiyor, Nasıl var olduğumuzu ve nasıl bir anda hiç öngörmediğimiz bir şekilde kolayca yokta olabileceğimizi, bu ihtimalin bile rastlantısal olmayacağını, aciz varlığımızı kutsamak için yaptığımız bunca şeyin nasıl da boş ve anlamsız olduğunu. 

Hiç korkmadan ayna karşısına geçip, kimlerin yaşam alanlarını gasp ettiğimizi, kendimiz için en iyi şeyleri dilerken, bir başkasının hakkına girdiğimizi, bankalara paraları istiflerken, kaç gözü yaşlı çocuğun  hayat hakkını elinden aldığımızı düşünmemiz gerekiyor. Doyacağımız bir kap yemekken, masaları donattığımız yiyeceklerin hayalini bile kuramayan insanların varlığını unuttuğumuzun, saray yavrusu evlerde sıkışan ruhlarımızı nasıl da umursamadığımızın farkına varmamız gerekiyor. 

Bunları anlamazsak eğer, bu günler geçtiğinde aynı alışkanlıklarımızı sürdürmemizin sonumuzu çok hızlı hazırlayacağını, kainatın kendisi için gerekli olanları alıp, bizleri uzay  boşluğuna bir toz zerreciği gibi atmasının an meselesi olacağını bilmemiz gerekiyor.

Sağlıcakla kalın.