fbpx ENGELLERİ BİRLİKTE AŞALIM | Mamak Havadis

ENGELLERİ BİRLİKTE AŞALIM

Engelli olmak, doğuştan ya da yaşam boyunca sonradan kaza veya hastalıklar neticesinde olabilen, fiziksel ve zihinsel engel durumu demektir.

Hiç kimse yaşamını sürdürdüğü bir dönem içerisinde sağlıklı haldeyken, iş kazası ya da trafik kazası geçirerek veya hastalık sonucu engelli olmak istemez. Böyle olumsuz bir durumu kim ister ki, insan her işini kendi kendine yaparken ve kimseye muhtaç olmadan hayatını idame ettirmek, yaşamını sürdürmek, işlerini kendi başına yürütmek varken, niye kendi işini yapamaz duruma gelsin ki veya kendi başına yapabileceği işlerini başka kişilerin yapmasına muhtaç bir duruma düşsün ki. Böyle bir şeyi, tercih etmek ya da istemek eşyanın tabiatına, hayatında olağan akışına tamamıyla terstir, yani ne şekilde engelli olunursa olunsun, engelli olmak bir tercih değildir ve asla da böyle bir durum tercih sebebi olamaz. Engelli olmak, hayatın yaşam koşulları içerisinde karşısına çıkan bazı olumsuzluklar neticesinde istenmeden oluşan bir durumdur. Yani engelli olmak bir mukadderattır. 

Önemli olan engelli olmak değildir, çünkü hepimiz yaşadığımız hayatın içerisinde her an bir engelli adayıyız. Hayata ve yaşama bu felsefe ile bakmalıyız, her zaman ve daima empati yapmalıyız. Çünkü insan olarak, biraz sonra başımıza ne gelebileceğini, neler yaşayabileceğimizi hiçbirimiz kesinlikle ve asla bilemeyiz. Önemli olan kişilerin ve insanların el, kol, bacak ya da zihinsel organlarının engelli olması değildir. Önemli olan, engelsiz olan zihinlerin, engelli olması, art niyetli ve kötü düşünmesi, beyin ve kalplerin engelli olmasıdır. Böylesine kötü ve art niyetli düşünen kişiler engelsizde olsa, bence bu kişiler asıl engelli kişilerdir. Tanımış olduğum pek çok kişi hayatının geri kalan kısmını tekerlekli sandalyeye bağlı olarak, geçireceğini bilmesine rağmen oluşturduğu pozitif enerji, empati ve sinerji sayesinde çevresine çok yüksek enerji saçmakta ve mutluluk kaynağı olabilmektedir. Ailesi ve sosyal çevresi ile toplum içerisinde çok uyumlu ve mutlu hayat sürebilmektedir.

Engelli olmak demek, hayatın bitmesi anlamına gelmesi demek de asla değildir. Böyle vatandaşlarımızın ve kardeşlerimizin her zaman kendisini yaşamın her an içerisinde hissedebilmesi ve mutluluk yaşayabilmesi için sosyal yaşamın gereklerine, günlük meşgale ve uğraşı alanlarının içerisine girmesi, kendi imkân, kabiliyetleri ölçüsünde çalışması ve mücadele etmesi gerekmektedir. Kendilerini sosyal etkinliklere, kültürel etkinliklere, sportif ve sanatsal faaliyetlere yönlendirmelidir. Devletimizde bu tip sosyalleşme imkânlarını sosyal devlet ilkesi gereği, her zaman yaratmalı engelli olan vatandaşına gerek maddi, gerek manevi olarak sahip çıkmalıdır. Her vatandaş gibi devletimizin sıcaklığını ve şefkatini engelli vatandaşlarımızda yaşamlarının her dönemlerinde hissetmelidirler. Tabii ki, burada bizlere ve devletimize düşen sorumluluk ve görevlerimiz gereği, destek olmak ve yaşam şekillerini güçlendirmek, engellilerin devlet kurumlarınca sosyal hukuk devleti ilkeleri gereği tüm haklarının verilmesi, mağduriyetlerinin ve yaşadıkları olumsuzlukların tamamen kaldırılması gerekmektedir. Bu işler içerisinde, hepimiz sosyal devlet ve sosyal yaşamın gereklerine göre hareket ederek üzerimize düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeliyiz.

Ülkemizde engelin hiçbir şey tanımadığına en güzel örneklerden birini gösterecek olursak, Galatasaray SK bünyesinde, hizmet ve faaliyet gösteren Tekerlekli Sandalye Basketbol Erkek takımının 6 kez Avrupa’da Şampiyon olması, 6 kez Dünya Kıtalararası Basketbol Şampiyonu olması, 3 kez Avrupa Basketbol Süper Kupa Şampiyonu olması, Uluslararası Pek çok kupa ve şampiyonluklarda Birincilikler kazanması ayrıca 13 kez de Türkiye Basketbol Liglerinde şampiyonluklar kazanmış olması bunun en güzel ispatıdır. Yine basın yayın organlarından ve sosyal medya hesaplarından izleyip takip ettiğimde, özellikle Paralimpik Milli Takım Sporcularımızın pek çok spor branşlarında elde etmiş oldukları Ulusal ve Uluslararası başarılarla gurur duyuyorum. Bu kardeşlerimizin inanç ve zaferi olarak, gelen tüm başarı, kupa, madalya ve şampiyonluklar beni bir Türk olarak çok gururlandırıyor. Bu haklı gururu, ülkemize yaşatan kıymetli kardeşlerimizin, tüm basın yayın organlarında, geniş yer verilmek suretiyle hiçbir engel tanımayan bu engelsiz kardeşlerimim tüm ülkemize duyurulması hususları bu ülkenin vatandaşı olarak benim yegâne hedefimdir. 

Düşünen bir varlık olarak, insani ve pozitif olarak düşündüğünüzde inanç, azim ve karalılığın karşısında hiçbir engelin, engel oluşturamayacağını göstermeye ve ispatlamaya kâfi gelmektedir. Ben kendi yaşamımdan da, örnek verecek olursam her şeye inanç, azim ve kararlığım sayesinde ulaşmış ve bunun mutluluğunun hiçbir şeyle değişilemeyeceğini söylemek isterim. Hiçbir engel, başarının karşısında duramaz, engel olamaz, onun için öncelikle zihin, kalp ve beyinlerdeki engelleri kaldırmalıyız. İyi ve temiz, dürüst ve öz güvenle düşünmeliyiz, çok çalışmalıyız, özelliklede şu zor günler geçirdiğimiz süreç başta olmak üzere, tüm milletçe daima birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız, o zaman hiçbir engel karşımızda engel olmaya asla yetmez. Tüm engelleri aşmak, mutlu ve engelsiz, sağlıklı yaşamak temennilerimle ülkemizdeki tüm vatandaşlarımızın “ 3 Aralık Engelliler Gününü ” kutlarım. Asla unutmayalım bu hayatın içerisinde yer aldığımız ve nefes aldığımız sürece her birimiz her an engelli olabiliriz ve her zaman engelli adayıyız. Milletçe El Ele Verelim ve Engelleri Birlikte hep beraberce aşalım. Herkese ayrı ayrı sağlıklı, huzurlu, mutlu, başarılı ve engelsiz yaşamlar dilerim.