fbpx ESKİ MISIRLILARDA TOKALAŞIYORDU | Mamak Havadis

ESKİ MISIRLILARDA TOKALAŞIYORDU

Yüzyılımıza damgasını vuran Covid 19, bilinen birçok sosyal alışkanlıklarımızı erteledi. Artık sosyal mekânlarda vakit geçirmiyor, birbirimizden uzak duruyor hatta tokalaşmıyoruz bile! Sadece bizler değil, siyasi liderlerin tokalaşma konusunda ki hassasiyetlerine de tanık olduk. Hakikatten resmi toplantılar ve prosedürler dâhil sosyal mesafeye uygun gerçekleşiyor ve liderler birbirleriyle tokalaşmıyor.

Sosyal mesafe kurallarına uymak zorunda olduğumuz bu günlerde, oba selamı, asker selamı, o da olmadı ayaklar ile selamlaşıyor, birbirimizle beden dili ile anlaşıyoruz. Tüm bunlara ek olarak dijital bir sosyalleşme ve selamlaşmanın da varlığı söz konusu.

İnsanlık sosyal mesafeyle ne zaman tanıştı bilinmez ama Mısırlılar tokalaşmayı bundan binlerce yıl önce keşfetmişlerdi. Mısırlılar tokalaşmayı nerden öğrenmiş olabilir? Biraz daha eskilere gidelim. Tokalaşmanın menşeine birçok boyutuyla bakalım.

Tokalaşmanın eski zamanlarda anlamı günümüzden farklıydı. İnsanlar kendilerini savunmak ve savaşmak için kullandıkları silahları yanlarında ve bellerinde taşırlardı. Silahsız olduklarını ve savaşmak istemediklerinin bir işareti olarak silah kullandıkları sağ ellerini uzatırlardı. Barışın bir simgesi olan sağ ellerin buluşması zamanla bir gelenek halini aldı.

Ayrıca benzer şekilde alışveriş yaparken sıkça kullanılan ellerin birbirine vurma âdeti insanlığın en eski davranışlarından sayılabilir. Bu adet, en eski kültürlerde dahi bulunur. Anlaşmanın ve dostluğun bir belirtisi olarak kullanılan bu usulün zamanla tokalaşmaya dönüştüğünü söylemek doğru olur. Tokalaşmanın bir şekli olan el sıkışmanın İslam kültüründe görülür. Nitekim dostluğun bir belirtisi olarak yapılan bu davranış, Hz. Peygamberin adab-ı muaşeret kuralları arasında yer alır. Ayrıca Arapça safh kökünden gelen tokalaşma, İslam kültüründe Hz. İbrahim’e kadar gider.

Eski çağın yazılı kaynaklarında ise tokalaşma Tanrısal güçlerin insana bahşedildiği bir dini ritüel olarak geçer. Babil’de kral başa geçince Tanrı Marduk’un ellerinden tutarak görevini kutsallaştırırdı. Öyleki, Asurlar şehri ele geçirince aynı dini ritüeli gerçekleştirmekten kendilerini alamadılar. Benzer şekilde Eski Mısırlılarda bu âdeti devam ettirdiler.

Tokalaşmanın Eski çağlardan itibaren kullanıldığını mezar taşlarında, vazoların üzerinde, taş levhalarda ve kabartmalarda görmek pek mümkün. Aynı şekilde antik kaynaklardan İlyada  Odysseia ‘da tokalaşmadan bahsedilir. Orta Çağ dünyasında tokalaşmanın yanında şapka çıkararak selam verme, tek diz çökerek ya da bel bükülerek öne doğru selamlama ve ayağa dokunma gibi selamlaşma türleri çıktı.  Bu davranışlar kimi durumda nezaket, kimi durumda statünün bir belirtisi olarak kullanıldı.

Tokalaşma, ancak 18 yüzyıla gelindiğinde batı ülkelerinde yaygın bir şekilde tercih edilmeye başlandı. Özellikle sosyal hiyerarşinin çözülmeye başladığı ülkelerde tokalaşmak şapka çıkarmak ve diz çökmenin karşısında beğeni gördü. Bu usul insanlar tarafından bilinen selamlaşma usullerine göre daha demokratik geldi. Tokalaşmak artık sınıfsal bir ayrıma gitmeksizin herkes tarafından kullanılır hale geldi.

Uzmanlar tokalaşmanın muhabbet duyularını harekete geçirdiğini ve dostluğu sağlamlaştırdığını söylüyor. Yalnız unutmayalım! Korana virüsünden dolayı sosyal mesafenin aramıza girdiği bu günlerde her ne olursa olsun, tokalaşmayı bir müddet ertelemek en sağlıklı önlemlerden biri olacaktır.