fbpx GARİP ÇOBAN | Mamak Havadis

GARİP ÇOBAN

Artık susmuyor içim,
İsyan bayrağını göndere çekmiş
Şu asi, şu yorgun yüreğim...
Kaç sonbahar ayazı yemiş,
Kimbilir kaç yaprak dökmüş...
 
Gölgeler yürümüş peşim sıra,
Maziden birer birer çıkıp da,
Geliveren anılar, Pusu kurmuş
Hain bir alaca karanlıkta...

Çoban, dumanlı sevdalar tüttüre dursun,
Tuzak mayınların koynunda...

Uyanıkken kurduğu düşler mi?
Yoksa uyurken gördüğü düşler mi?
Hangisi daha çok mutluluk verir?
Ya da hangisinin hayal kırıklığı
Daha yıkıcı, daha acı vericidir?

Güneş üzerine uzanıp, ışıdığında,
Kavalının ucundan yanık bir hasret yayılır.
Öyle gamsız, öyle umarsız, tasasız,
Gülümser hayata ve koyunlarına...
Sorgulamaz, şikayet etmez, hükmeder!

Ah be garip çoban,
Senin bu pastoral hallerin,
Benim vurgun yemiş yüreğime 
İkrar vermez!