fbpx İŞLER ORGANİZE OLMAYA GÖRSÜN! | Mamak Havadis

İŞLER ORGANİZE OLMAYA GÖRSÜN!

İşlerin organize hale getirilmesi beni hep ürkütmüştür. Bir işin organizatörü varsa orada gerçekten bir ‘iş’ dönüyor demektir. Toplumsal tarihimizin renkli (feminist yürüyüşe katılan renkliliklerle alakası yok) simalarından Sülün Osman organizasyon işinin doruktaki kişisi olarak bilinir. Galata Köprüsünü, Haydarpaşa Garını ‘organize bir biçimde’ sahibinden okutan /satan odur!

8Mart Pazar günü gerçekleşecek etkinliğin ilanında Organizatör olarak Feminist Gece Yürüyüşü ismi geçiyor. Kişi mi, limitet/anonim şirket mi, Uluslararası kar ortaklığı mı, rant kovalayan çok uluslu iş bitirici konsorsiyum mu bilmiyorum. Organize eden kişi ya da kişiler, şirket vs. katılacaklara güvenerek kendilerini belirtmeyi gereksiz buluyor. Organizatör bilinmiyor. Ama katılanlar biliniyor! Onlar;Patriarka,Heteroseksizm, Erkek şiddetinin tüm tezahürlerine karşı olanlar...]

Köşeli parantez içine aldıklarım 7Mart2020 tarihli ve ORGANİZE İŞLER: ANTALYA-FEMİNİST GECE YÜRÜYÜŞÜ başlıklı yazımdan aktardıklarım.

Yazının üzerinden iki ay geçti geçmedi; meğer hazırda beklemekteymiş. Kim mi? İmamın mahdumu; her gece başkanlık rüyası ile ıslanır. Oradan bilirsiniz belki! Egemenlik Devrimini (23Nisan 1920) kutladığımız bayram gününde çocuklarımıza (maalesef onunkiler de dâhil! Vah!) Dağıttığı çizgi resimli çirkinlikler: Aleviliğin ayrı bir din olduğu iddiası,

Sabrımızı Taşırma pankartları sallayan Apo’nun bıyıklı çocukluk hali (!), sabık ve cumhura riyaset sergilemiş güllü zat; beşi beş kuruştan maruf işporta malları.. Bir de LGBT renkleri ile sergilenen cümbüşte oynayan çocuklar. LGBT renkleri çocukken altından geçilirse oğlanın kız kızın oğlana dönüştüğü büyülü gökkuşağının renkleri ile aynı! Organizasyona bak!

Küreselliğin raconlarından biri DSM kısaltması ile bilinen ruhsal hastalıklar sınıflaması. ABD’de 1950’lerde yerel iken 1980’den sonra küresel oldu. DSÖ sınıflaması da ona uydu. İkisi de değerden bağımsız, ilaç şirketlerinin emrinde sınıflamalardır. DSM sınıflamasında eşcinsellik hastalık diye yer almaktaydı. 1980’den sonra bu çıkarıldı. Neden dersiniz? Sistemi denetleyen gruba katılan bir ya da iki eşcinselden ötürü! Organizasyon dediğin böyle olur. Zaten politik psikoloji, komplo teorisi, yalan haber gibi ve benzeyen zevzekliklerin organizasyonu konusunda örnek alınacak tek örnek ABD’dir.

Her kuşu öptük kaldı leylek biçiminde bir özdeyişimiz var. Bu çıfıtı çıkmış organizasyon işlerinden duyulan bıkkınlığı anlatır. Belli ki imamın mahdumunun bıkacağı yok. Olasılıkla bunu armağan çantayı(!) Çetım Hauz tavafından sonra hazırlamıştır.

Leyleklerin ne zaman ve nasıl öpüldüğü konusunda  Exeter üniversitesinde  sertifikalı  eğitim  almış  olduğunu tevazuundan söylemiyor ama bilen biliyor.

Bu ne demek?

Sayın Şule Perinçek’in aylar önce Teori Dergisinde ‘Çürüten Emperyalizm’ başlıklı bir yazısı çıkmıştı. Emperyalizmin kültürel saldırısı araçlarından biri de eşcinselliğin olağanmış gibi görülmesidir. (Örnek Uyuşturucu bağımlılığı), Dilin bozulması, tarihin yok edilmesi, Ataatürk gibi önderler psikiyatri dedikodusunu kullanarak pislik atma bu araçlardan diğer örnekler. Özet olarak küreselleşme kaplamında tanımlı bir yaşam tarzı dayatması emperyalizmin çok işine yarayacaktır.

Tek hücreli terliksi hayvandan en gelişmiş canlı olan zihin sahibi insana kadar değişmez bir hareketlilikle var olan tek şey evrim sürecidir. Türlerin süreç içinde (doğal seçilimin dışında) kalabilmesi için biyolojik gerekirliğe hizmet eden tanımlı davranışları vardır. Bunlarda ilki beslenme bir diğeri yaşam alanının aynılığı/sürekliliği ve güveni iken üçüncüsü kalımdır.

Türün devamı için birey yok olurken yerine geçecek bireyin varlığı için gerekirlik taşır. Bu nedenle memelilerden başlayarak canlılar dişi ve erkek olarak ayrılanmıştır. Dişi doğurgandır. Bunun için erkek bireye gerek vardır. Zaman odağında dişi belli zaman kesitlerinde çiftleşmek durumundadır. Doğurganlığı güdüleyen budur. Bunun ayrıca konuşulacak yönleri olmakla birlikte şu an konumuzçok farklı.

Dolayısı ile türün kalımı dişi ve erkeğin bir arada olması, belli zaman kesitlerinde (tensel ilişkileri kurmaları gerekir. Sürecin ayakta kalması için canlı için tanımlı yalnızca iki birey vardır; dişi ve erkek! Bu hiç bir koşulda kadın-kadın ya da erkek-erkek olarak belirtilmez. Her iki örnekte  eş cinsellik doğaya, evrim sürecine karşı bir tutumdur. Toplum sal, kültürel vs. başlıklar altında tartışılması akla zarardır. Çünkü aslolan doğadır. Doğada olmayan toplumda asla OLAMAZ.

28Nisan 2020 akşamı Ulusal Kanal’da Çıkış Yolu programında ele alınan bu konu için Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek’in saptaması birkaç sözcükle açıklıyor: Amaç milli devleti ortadan kaldırmak!

Üstüne söyleyecek lafı olan var mı? Benim yok!

YILDIRIM B. DOĞAN 
VATAN PARTİSİ ANKARA İL BŞK. YARD.