fbpx KUBİLAY ... | Mamak Havadis

KUBİLAY ...

CUMHURİYET ŞEHİDİMİZ ASTEĞMEN MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY,
Henüz Cumhuriyetimiz ilk yıllarındaydı, muhaliflerine karşı ayakta durabilme ve benliğini sağlamlaştırma mücadelesi veriyordu. Bunlardan biriside kanlı Menemen Olayıdır. Türkiye Cumhuriyetinde, şeriatın geri getirilmesini ve halifenin yönetimindeki bir devletin yaratılmasını isteyen meczupların, İzmir’in Menemen ilçesindeki isyanıdır bu büyük ve önemli olay. 
Bu isyan hareketi, ilk bakışta birkaç kişilik küçük bir isyan gibi görünse de, cumhuriyetin ilk yıllarında rejime karşı ilk ayaklanma olması ve Atatürk’ün bu yıllarda hayatta olması yönüyle çok büyük önem taşıyor olmasıdır. Cumhuriyetin ilanının üzerinden henüz 7 yıl geçmişken, Manisa üzerinden gelen küçük bir yobaz grup, 23 Aralık 1930′da İzmir’in Menemen ilçesine gelerek Atatürk’ ün Cumhuriyet Devrimlerine karşı gelerek, “ Şapka giyen kafirdir, yakında yine şeriata dönülecektir.” gibi slogan ve tekbirler atmışlar. Daha sonra bu meczup yobaz sürüsü, orada kandırdıkları birkaç kişiyi de arkalarına alarak başlarında sarık, sırtlarında cübbe ile camiye girerek cemaate, Derviş Mehmet adlı şahsın “ Mehdi ” olduğunu söyleyerek kandırmaya çalışmışlardır. “ İşte karşınızda gördüğünüz bu adam, Mehdi’dir. Taraf-ı İlahiden geliyoruz. Şeriat istiyoruz. Askerin kılıç ve kurşunu bize işlemez. Herkes bu bayrağın altından geçecektir, geçmeyenleri kılıçtan geçireceğiz.” gibi sözlerle cemaati kendilerine destek vermeye zorlamışlardır. Oradaki kişilerin bir kısmı zorla, bir kısmı da gönüllü olarak Derviş Mehmet’e destek olmuşlardır.
Olayların Menemen İlçesinde büyüyerek yayılmasının ardından, Menemende askerlik görevini yapmakta olan, Asteğmen Kubilay 26 askeriyle olay yerine gelmiştir. Eski harflerin getirilmesini, fes giyilmesini, şeriatın gelmesini isteyen Cumhuriyet’e başkaldıran bu yobaz cahilleri ikna etmek için genç Asteğmen Kubilay isyancıların yanına gitmiştir. Giritli bir ailenin oğlu olarak vatani görevini yapmak üzere Menemene gelen, vatansever bir öğretmen olan Kubilay Cumhuriyete düşmanlık besleyen bu meczupları orada kurşuna dizdirebilirdi ya da tutuklayabilirdi. Fakat kan dökülmesini istemeyerek güzellikle sorunun çözülmesini isteyen Kubilay, Derviş Mehmet’in kendisini itmesiyle yere düşmüştür. Yere düşen Kubilay’ın göğsüne yerdeyken ateş edilmiştir. Kubilay, sürekli kan kaybederken canını kurtarmak için caminin kapısına doğru sürünerek kaçmış, fakat yobazlar, Kubilayı yaralı olarak yakalayıp, cami avlusunda boğazını kör testere ile kesmiş ve Kubilay’ın başını bedeninden ayırarak, bir mızrağın ucuna bağlamışlar, halk üzerinde korku ve dehşet oluşturmak içinde, şehir içinde bu şekilde acımasızca ve insanlık dışı bir halde Kubilay’ın kesik başını dolaştırmışlardır. 
Bu olayla ilgili haber Mustafa Kemal ATATÜRK’ e bildirildiğinde, Ulu Önder çok sinirlenmiş ve “Menemen’i hemen haritadan silin!” diye emir vermiştir. Tarihe “Menemen Olayı” olarak geçen bu acı ve kanlı isyan sonucunda Kubilay şehitlik makamına erişerek Cumhuriyet’in ve Cumhuriyet devrimlerin şehidi olmuştur. Olayın hemen sonrasında Menemen ve Manisa bölgesinde sıkıyönetim ilan edilmiş ve kurulan Divan-ı Harp’te Derviş Mehmet dâhil olmak üzere, olayla ilgisi olan ve isyancılara destek veren herkes ibret-i alem  olsun diye Kubilay’ın şehit edildiği yerde asılmışlardır. Yine aynı yere, kısa bir zaman içinde Kubilay’ın şehitliğini anlatan “İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.” yazılı bir heykel dikilmiştir. Bu tarihi anıt Cumhuriyet Devrimlerimizin şehidi ve o uğurda şehitlik mertebesine ulaşanların anısına yapılmıştır. Bu olayı her hatırladığımda her vatanını seven ve kanını vatan toprakları için dökmeye hazır her vatan evladı gibi benimde tüylerim diken diken olur, yobazların bu hareketine olan nefret ve infialim oluşur. Bu olay hiçbir şekilde ve hiçbir suretle anlatılması mümkün olamayan ve açıklanamayan bir olaydır.
Menemen dendiğinde aklıma gelen ilk husus, bu kan donduran, tüylerimizi diken diken eden bu olay olur. Menemene her gittiğimde de bu olayın anısına izafeten şehitlerimize dua ederim. Mustafa Kemal ATATÜRK, bu olayın Cumhuriyet tarihi açısından önemini anlamıştır. Bugün bile benzer çıkışların Türk topraklarında tekerrür edebileceğini o zamanlardan müthiş seziş ve öngörüsüyle kestirmiştir. Böyle cumhuriyet düşmanı yobazlara o yörenin insanlarının destek vermelerini, yapılan olaylara alkış tutmalarını veya en azından bir tepki göstermemelerini şiddetle eleştirmiş ve kınamıştır. Bu konuyla ilgili olarak ta, 27 Aralık’ta dönemin Genelkurmay Başkanı olan, Mareşal Fevzi ÇAKMAK Paşa’ya yazmış olduğu mektupta Atatürk’ün bu serzenişi, şöyle dile getirilmiştir:
“ Menemen’de yakınlarda meydana gelen gericilik girişimi sırasında Yedek Subay Kubilay Bey’in görevini yaparken öldürülmüş olmasından dolayı Cumhuriyet ordusuna başsağlığı dilerim. Kubilay Bey’in şehit edilmesinde gericilerin gösterdiği vahşilik karşısında Menemen’deki halktan bazılarının alkışla onaylamaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanseverler için utanılacak bir olaydır. Vatanı savunmak için yetiştirilen, içteki her politika ve ayrılığın dışında ve üstünde saygın bir konumda bulunan Türk subayının, gericiler karşısındaki yüksek görevinin yurttaşlar tarafından yalnız saygıyla karşılandığına kuşku yoktur. Menemen’de halktan bazılarının hataları bütün millette acıya sebep olmuştur. Saldırının acılığını tatmış bir kesime genç ve kahraman Yedek Subayın uğradığı saldırıyı, milletin bizzat Cumhuriyet’e karşı bir öldürme girişimi olarak kabul ettiği ve cüretkârlarla, destekçileri, ona göre takip edeceği kesindir. Hepimizin dikkati bu sorundaki görevlerimizin gereklerini duyarlılıkla ve gerektiği biçimde yerine getirmeğe yöneliktir. Büyük ordunun kahraman genç subayı ve Cumhuriyetin idealist öğretmenler topluluğunun değerli üyesi Kubilay’ın temiz kanı ile Cumhuriyet, hayatını tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.”
Tarihte bu olay, Cumhuriyet tarihinin en önemli ve asla unutulamaz olaylarından biridir, çünkü yeni Cumhuriyet rejimine karşı ilk ciddi ayaklanma olması özelliği taşımaktadır. 
Cumhuriyetin ve Atatürk devrimlerinin bekçisi olan Türk gençliği için Şehit Kubilay bir timsaldir, çok önemli ve çok büyük bir maneviyattır. Topraklarımızı, namusumuzu, milliyetimizi ve bağımsızlığımızı taçlandıran, şereflendiren Cumhuriyet’in korunması için canla başla feda edilme kararlılığıdır Kubilay. Türk’ün yüreğinde bulunması gereken Cumhuriyet sevgisini kat kat arttıran, uğruna verdiğimiz savaşta bize güç veren şanlı bir askerdir Kubilay. Ölümsüz ve sonsuz bir kahramandır Kubilay. Kurtuluş Savaşı’na genç yaşta yardım etmek, cepheye koşmak isteyen Kubilay’a arkadaşları “Ne işe yararız ki?” diye sorduklarında “Hiçbir işe yaramasam, elime bayrağı alır, cenge giden askerlerin önüne geçer, onlara en güzel vatan marşları okurum.” diyebilecek kadar milliyetçi, vatansever bir Türk evladıdır KUBİLAY. Bu ülkenin KUBİLAYLARI oldukça, ne içeride, ne de dışarıda hiçbir güç ve kudretin MİLLETİMİZİ yenemeyeceği aşikârdır. Başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, silah arkadaşlarına, tüm şehitlerimize CUMHURİYET ŞEHİDİMİZ KUBİLAYA Allahtan rahmet dilerim. Ruhları şad olsun.