fbpx Kurtuluş Savaşımız ve Yunan | Mamak Havadis

Kurtuluş Savaşımız ve Yunan

Dünkü yazımda Şefik Hüsnü’nün Yunan ordusundaki komünistlerin Türk ordusunun zaferine dolaylı katkısı iddiasını ele almıştım. Bugün de bu konudaki kaynaklara bakalım.

Yunanistan Komünist Partisi 5 Kasım 1918 günü Atina’da yapılan bir toplantıda, Yunan Sosyalist Emek Partisi (Sosialistikon Erghatikon Komma Ellados, SEKE) adıyla kuruldu. Partinin 5 Nisan 1920 tarihinde yapılan kongresinde, Komintern’e üyelik kararı alındı ve partinin adına, parantez içinde, “komünist” sözcüğü eklendi. Ancak Komintern’e üye olma koşulları parti içinde bölünmelere yol açtı. Parti, Komintern yanlılarının eline geçti ve 1924 Kasım’ında yapılan olağanüstü kongreyle örgütün adı KKE (Kommounistikon Komma Ellados, Yunan Komünist Partisi) olarak değiştirildi. Partinin bir sonraki olağan kongresi ancak 1927 yılı Mart ayında toplanabildi.

Yunan Sosyalist Emek Partisi’nin Yunanistan’ın Anadolu’ya saldırısı karşısındaki tavrı zaman içinde değişti.

ABARTMAMAK GEREKLİ

Yunan komünistlerinin bir bölümü, Yunan ordusunun Anadolu’ya saldırısını Anadolu’daki Rumların yüzyıllar süren Osmanlı baskı ve sömürüsünden kurtuluş mücadelesi olarak değerlendirdi. Diğer bölüm ise bu işgale karşı çıktı; ancak saldırının ilk yıllarında yaşanan savaş coşkusu karşısında sessiz kaldılar.

Bu konudaki bir kaynak, D.George Kousoulas tarafından yazılan Revolutionand Defeat, The Story of the Greek Communist Party (Devrim ve Yenilgi, Yunan Komünist Partisi’nin Öyküsü, Oxford, 1965, s.10-11) kitabıdır. Bu kitapta, Yunan ordusunun Büyük Taarruz sonrasında yaşadığı büyük yenilgide Yunan komünistlerinin çalışmalarının etkisi konusunda şu değerlendirme yapılmaktadır: “Kritik anda Komünist ajitatörlerin etkisi abartılmamalıdır; ancak Türk saldırısı zirvesine ulaştığında ön saflardaki bozulmaya katkıda bulundular.”

Evangelos Averoff-Tossizza ise By Fire and Axe, the Communist Party and the Civil War in Greece, 1944-1949 (Ateş ve Balta, Komünist Partisi ve Yunanistan’da İç Savaş, 1944-1949, Caratzas Brothers, New York, 1978, s.9-10) isimli kitabında şöyle demektedir: “1920-1922 yıllarında KKE ordu içinde yenilgi yanlısı yaygın bir kampanya sürdürdü ve birkaç yüz destekçi sağladı. (…) Ancak gerçekte Komünist propaganda bu felakete yol açan birçok çok güçlü etmen arasında yalnızca ikincil bir rol oynadı. Gerçekten, 1921 yılı sonbaharında hükümet Parti’nin en üst düzey kesimlerine karşı önlem almıştı ve en üstteki propagandacılarından çoğu tutuklanmıştı veya kaçmıştı.”

GREVCİ DEMİRYOLU İŞÇİLERİ

Andrew L.Zapantis 1982 yılında yayımlanan Greek-Soviet Relations, 1917-1941 (Yunan-Sovyet İlişkileri, 1917-1941, East European Monographs, New York, 1982) kitabında Yunanistan’ın Anadolu harekatına uzunca bir bölüm ayırmış (s.54-129). Bu Bölümde anlatıldığına göre, Yunan Komünist Partisi 1921 yılı Mayıs ayında üç kişilik Cephedeki Komünist Askerler Merkez Komitesi’ni oluşturdu. 1921 yılı Mart ayında Yunan Demiryollarında çalışan işçiler ücret artışı talebiyle greve gitti. Bu işçilerin, hükümet kararına rağmen işbaşı yapmamaları üzerine, 300 kadar işçi tutuklandı ve ceza olarak Anadolu’daki demiryollarında çalışmak için gönderildi. Bu grevcilerin birçoğu komünistti. Diğerleri de bu mücadele içinde komünist oldu. Böylece Anadolu’da Yunan kontrolündeki demiryollarının işletilmesinde komünist partisi üyeleri etkili oldu. Savaş karşıtı propaganda malzemesinin dağıtılmasında bu işçiler katkıda bulundu. 26 Ağustos’ta Büyük Taarruz başladığında da komünistler “evinize dönün” çağrısı yapan bildiriler dağıttılar. (s.54-56). Ancak Komintern’in 1921 yılındaki üçüncü kongresinde KKE temsilcisinin bu çalışmalar sayesinde Yunan ordusundan 100 bin kişinin kaçtığı veya görevini yapmadığı iddiası da inandırıcı değildi.