fbpx LİBERALİZM’İN VATANI VAR MI? | Mamak Havadis

LİBERALİZM’İN VATANI VAR MI?

   Koronavirüs’ un ortaya çıkışı ve yayılması hızlı olduğu kadar, onunla mücadelede ortaya çıkan sonuçlar ve yansımaları’ da o kadar hızlı oldu. Özellikle son bir aydır kamuoyunda tahminlerimizden’ de erken önemli bir tartışma başlamış oldu. Bu tartışmaya bağlı olarak bir arayışa ve sonuca doğru’ da ilerliyoruz.

     Bu süreçte insanlık bir şeyi yeniden keşfetti.

Devletçilik ve kamuculuk yeniden yükselişte, liberalizm çöküşte!

Dikkat edilirse, hiç bir yerde liberalizm’ den, kapitalizm’ den ses seda çıkmıyor. Savunan yok. Nerede liberalizm’ in o ideologları? Savunsunlar liberal sistemin, emperyalist-  kapitalist sistemin tek çözüm olduğunu. Savunamazlar. Çünkü, onlar’ da artık çarenin devletçilik’ te, kamuculuk’ ta olduğunu itiraf etmeye başladılar ve devlet’e sığınmış durumdalar. Hepsinin imdadına yine kamuculukla yönetilen devletler yetişti. Avrupa ülkeleri şimdiden AB’ ye  bayrak açmaya başladı. ABD iflas bayrağını çekti. Daha’ da önemlisi birbirlerinin malzemelerine el koydular ve yağmaladılar.  vahşi kapitalizm” budur işte. Onlar koronavirüs’ ü vuramadı, ama koronavirüs onları fena vurdu. Zavallılar!. Kendi sistemlerinin felaketini’ de böylece yaşayarak görmüş oldular. Atalarımızın söylediği gibi” bir musibet bin nasihatten evladır” sözü anlamlıdır. Herkesin kulağına küpe olsun.

 Diğer taraf’ ta her ülkede işvereninden çalışanına herkes devletçiliğe ve kamuculuğa sarıldı. Çünkü devletçilik ve kamuculuk ne kadar güçlü olursa ülke o kadar güçlü olur.

Onun için devlet’ le, kamuculukla kaşık atılmaz.

 Şimdi kimse devletçilik, kamuculuk istemiyorum diyor’ mu?

“Kahrolsun devletçilik, kamuculuk” diyenlere ne oldu?

“Yaşasın liberalizm diyenler nerede?

Aksine, herkes devlet vatandaşına sahip çıksın diyor ve kamucu yönetim istiyor.

Liberalizm’ in “ milli devlet, sosyalizm, kamuculuk, dönemi bitmiştir, iflas etmiştir” teorisinin’ de iflas ettiğini herkes görmüş oldu.

Özel çıkar, tüketim budalalığı, kendisinden başkasını düşünmeme, köşe dönmecilik, adam kayırma, yolsuzluk, siyasi ve kültürel yozlaşma,, bunların hepsi liberalizm’ in, emperyalist- kapitalist sistemin madalyalarıdır. Sistemin Çatıları uçmuştur, temelleri çökmüştür.

Onun için bu sistemin bir vatanı yoktur, olmayacaktır. Bu dönem kapanmıştır.

Önümüzdeki dönem insanlık bu sistemi sorgulayacaktır. Batı ülkeleri başta olmak üzere dünyada toplumsal devrimler, değişimler insanlığın gündemine gelecektir.

İnsanlığın vatanı artık kamuculuktur, devletçiliktir, üretmektir, paylaşmaktır.

Sayın Cumhurbaşkanında ulus’ a seslenişte söylediği;

“ Tekalif- i milliye kanunun 10 maddesini sayması,

Bundan sonra asıl sorunun üretim ve istihdamın, arttırılması

 Başka ülkeler üzerinde tahakküm kuranların devrinin kapanacağı,,

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve yeni bir dünya kuruluyor,” Sözleri anlamlıdır. Türkiye’ nin virüs sonrası olumlu bir yönelişe gireceğe benziyor. Cumhurbaşkanı’ nın bu açıklamasıa ilk olumlu yanıt veren vatan partisi genel başkanı Doğu Perinçek oldu.” Üretim devrimi” başlıklı somut çözüm önerileri sundu. CHP- HDP/PKK- İyi parti- FETÖ- Davutoğlu- Babacan yine birlikte sahne aldılar. Hatta Davutoğlu daha’ da ileri giderek,” Tekalif- i Milliye açıklaması hem yanlış, hem tehlikelidir” açıklaması yaptı.  Bunlar her nedense hiçbir şey beğenmiyorlar. Kaba, yakışıksız, amaçsız muhalefet hastalığı bulaşmış. Türk siyasetinde eskiden böyle bir gelenek yoktu. Kendilerini düzeltene kadar eleştirilerimizi sürdürmeye devam edecez.

 Bu virüs bitecek, ancak Türkiye’ nin önünde gerileyen ABD, İsrail, FETÖ, PKK terörüne karşı mücadelesi devam edecek Ekonomik krizle mücadelesi devam edecek.

Bu gün devlet ve millet olarak, iktidar ve muhalefetiyle bir olma zamanıdır.