fbpx SEVGİ NE DEMEK? | Mamak Havadis

SEVGİ NE DEMEK?

a- “İnsanı yüksek özverilere götüren ilgi duygusu.” (TDK Türkçe Sözlük)
b- “Gönülden bağlı olma” (Hayat Büyük Türkçe Sözlük)
c- “İlgi duygusu” (Felsefe Sözlüğü, Orhan Hançerlioğlu)
d- “Derin dostluk ve sevecenlik duygusu… Bir şeye karşı duyulan bağlılık” (Le Petit Littré)
e- “Bireyler arasındaki derin dostluk ve yürekten bağlılık”(Mac Millan Contempory Dictionary)
f- “Başka bir kişi ya da varlığa karşı duyulan ve cinsel yönü olan ya da olmayan güçlü bir yakınlık ve bağlılık duygusu” (TDK Ruhbilimleri Terimleri Sözlüğü)

Yukarıda belirtilen sevginin sözlük tanımlarını bir çırpıda okudunuz değil mi? Ama iş yaşamaya, hissetmeye geldiğinde sevmenin okunduğu kadar kolay olmadığını tecrübe etmeyenimiz yok gibi. Sevgi en çok istediğimiz ama aynı zamanda da en çok dışladığımız , korktuğumuz bir duygu. Bir yandan bu duygunun özlemini çekerken, bir yandan da ondan köşe bucak kaçıyor, bu duygunun beraberinde getirdiği sorumluluk duygusunu almakta zorlanıyoruz. Zannediyoruz ki, karşımızdaki kişi ne kadar benim koyduğum kural ve kaidelere uyuyor, benim gibi düşünüyor, benim gibi hayata yaklaşıyorsa, sevgimizi hakkediyor demektir. Ama bunun tersi durumda, yani o kimliği meçhul kişi , isteğinizi yerine getirmezse, talep ettiğiniz gibi olmazsa, “meli-malı” eklerine uygun davranmazsa maazallah ortalığı yangın yerine çeviriyor, tüm köprüleri yakıyoruz. Kendimizi en yüksek kulenin, en tepedeki odalarına kapatıp karanlığımızla yaşamanın yollarını arıyor, oralarda, ağlıyor ve yalnızlaşıyoruz. Birileri gelsin bizi o cehennemden kurtarsın diye demirden kapılarımızın yollarını gözlemekle hayatımız, yıllarımız su gibi akıp gidiyor. Ama sizin düşündüğünüz aksine , kapıları sımsıkı kapattığınız için ne gelen oluyor size, ne de kapınızı çalan. Kendinizi mahrum bıraktığınız bu duygudan uzaklaşmanın bedelini hayatınızdan vazgeçerek ödüyorsunuz ne yazık ki. Issız bir odada hayatı yaşayamadan ölenler , aşkından ölse de asla ve asla bu duygusunu dile getiremeyenler, çocuklarını uykuda seven babalar, bu duyguya hasret olmasına rağmen asla ellerini karşısındakine uzatamadan içindekilerle gömülüp giden kayıp hayatlar, mutsuz hayatlar, özünü bulamamış hayatlar, ne kadar yazık hayatlar değil mi? 

Oysa sevgi bizi büyütecek , bizi bizle tanıştıracak en yüce duygudur. Birisini sevmek aslında kendinizde o kişiyi bulmak, onunla bütünleşmektir. İnsanları iyi zamanlarında, güzel zamanlarında, sağlıklı ve zengin zamanlarında sevmek çok kolaydır . Ama zor olan, o kişiyi tüm defoları, çatlakları ile en zor zamanlarında sevebilmek dayanılmaz hallerine katlanabilmektir. Nefret ediyorken bile onu özlemektir. Varlığı için tanrıya şükretmek, ben olmaktan biz olmaya geçmektir. Unutmayın ki, birisini sevmekle başlayacak her şey. O ilk nefes bu adımla alınacak, bu adımla yüreğinizde hayat bulacak. Denemeye değmez mi ne dersiniz?