fbpx YAZ DÖNEMİ GÖRÜLEN BULAŞICI ENFEKSİYONLARI-İSHALLER | Mamak Havadis

YAZ DÖNEMİ GÖRÜLEN BULAŞICI ENFEKSİYONLARI-İSHALLER

Bu sene yaz gelmedi bir türlü derken İç Anadolu’nun yazları sıcak ve kurak:)) iklimi kendini gösterdi sonunda.  Ancak ne yazık ki bu kez de bu sıcaklık değişimleriyle paralellik göstererek sayıları giderek artan ve poliklinik başvuru nedenleri arasında üst sıralarda yer alan ishal gibi mevsimsel hastalıklar kendini göstermeye başladı.

Yaz aylarıyla beraber artan sayıda görülen ishaller, özellikle 2 yaştan küçük çocuklar için önemli bir sorun haline gelebiliyor. Son günlerde poliklinik muayenelerinde sıkça rastlar hale geldiğimiz ishal, bulantı kusma gibi bulaşıcı özellikler taşıyan mide barsak sistemi enfeksiyonları gibi durumlarda biran önce doktora başvurmak gerekiyor.

 Hastalığın ortaya çıkmasındaki etken olan virüsler, bakteriler ve parazitlerin nem ve artan sıcaklara bağlı daha kolay yayılabilmesinden kaynaklanırken; aynı zamanda azımsanmayacak sayıda üst ve alt solunum sistemi enfeksiyonuna da neden olmaktadır.

Bugünkü yazımızda yaz ishalleri üzerinde durmak istedik. Bu enfeksiyonlara neden olan durumları bilirsek; alacağımız tedbirlerle hastalıkların oluşumunu ve yayılmasını engelleyebilir ve hasta birey sayısını değiştirebiliriz.  

Peki neler neden olmaktadır hızla artan bu enfeksiyonlara?

Yiyeceklerin uygun koşullarda saklanmaması, daha erken bozulması, havuz ve deniz suyunun içilmesi, gıdaların yeterince temizlenmemesi ya da temiz suyla yıkanılmaması gibi birçok etken yaz ishallerinin oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

İshal dendiğinde, bağırsak alışkanlığının durumuna göre her çocuk için değişmekle birlikte, genel olarak çocuğun günde üç veya daha fazla sıvı ve bol miktarda kaka yapması olarak tanımlanmaktadır. İshal nedeniyle vücuttan hem su, hem de tuz kaybedilmesi özellikle küçük çocuklarda tedbir alınması gereken önemli klinik belirtilere neden olmaktadır. İshal başladığı andan itibaren, yaz aylarında, aşırı terleme nedeniyle hastalığın kontrolü zorlaştığından dolayı sıvı takviyesi yapılması önem taşımaktadır. Uzun süren ve tekrarlayan ishalin çocuğun normal gelişimine olumsuz etkileri nedeniyle etkin tedavisi önem arz etmektedir.

Özellikle iki haftadan uzun süren ishallerde laktoz intoleransı dediğimiz durumlar ortaya çıkabildiğinden; 6 ay 2 yaş arası küçük çocukların mümkün olduğunca kısa sürede tedavi edilmesi gerekmektedir. Anne sütünün çocuğu koruyucu etkisi nedeniyle  6 aydan önce ishal nispeten daha az görülse de özellikle yaz ishalleri ilk 6 aylık periyotta çok daha tehlikeli olabiliyor..

Özellikle rota virüsü kaynaklı ishal ne kadar küçük yaşta yaşanırsa risk de o denli artıyor.

 Anne ya da bakıcının hijyen kurallarına yeterince uymaması, çocuklarda sıvı kaybına bağlı vücudun su ve tuz dengesinin bozulmasına sebep olabildiği için önemlidir. Özellikle anne veya bebek bakımını sağlayan kişilerin hijyen kurallarına gösterdiği özen enfeksiyonlarda nedensel faktör olarak etkin rol oynamaktadır.

Enfeksiyon gelişmiş bebek ve çocuklarımızı hangi durumlarda hekime götürmeliyiz kararının dikkatle verilmesi gerekir. İshal, kusma ve ateşin birlikteliğine beslenme bozukluğunun eşlik etmesi ebeveynler için uyarıcı bir faktör olmalıdır. Çocuk her yediğini çıkarıyor, ateşi tüm müdahalelere rağmen 38,5 derecenin üzerinde seyrediyorsa, hiçbir şey yememesine rağmen dışkılama sayısı 5’in üzerinde ise ve dışkı içeriği çok sıvı ya da sümüksü, köpüksü, balgamsı, yağlı görüntüde ise mutlaka hekime başvurulmalıdır.

İshallerin bakteriyel veya viral kaynaklı olup olmadığını ayırt edilmesi etkin tedavinin verilmesi açısından önemlidir.

Viral enfeksiyon kaynaklı ishalde çocukta bulantı ve kusmayla birlikte sıvı kaybı daha fazla yaşanmaktadır. Kaybedilen sıvının yerine konması bu vakalarda hayati önem taşır.

Viral kaynaklı enfeksiyonlar mikrobun alınma süresi ve etkisine göre, 2 günden 2 haftaya kadar sürebilir. Pis kokulu gaita  ve her zaman ateş görülmemesi dikkat çekicidir.

Daha çok mikroplu sular ya da yiyeceklerden bulaşan bakteriyel enfeksiyonlarda ise çok bol miktarda ve çok sulu, kanlı ishalle birlikte çocukta yüksek ateş de yaşanır. Kanlı ishal çok uzun süre devam ederse polip ve kalın bağırsakta divertükül gibi kanamaya neden olabilecek sorunlar açısından incelenmesi gerektiği hatırda tutulmalıdır.

Peki, tedavide neler yapmalıyız?

Yaz ishalleri temelde yeterli sıvı alımı ve doğru beslenme tedavisiyle 3-7 gün içinde kendiliğinden düzelmektedir. Ayrıca sıvı elektrolit paketleri de evde bakım ve tedavi alacak çocuklarda yarar sağlamaktadır. Ancak ishale kusma ve ateş eşlik ediyorsa hastanın kliniğin düzelmesi için damardan sıvı tedavisi gerekebilmektedir. Bu vakaların çoğunda oral yoldan probiyotik tedavisi de başlanabilmektedir.

Peki, çocuk  tedaviyi reddediyorsa, zorluk yaşanıyorsa evde neler yapılabilir?

Bu durumda çocuğun midesinin boş kalmaması adına sevdiği yiyecekler verilebilir. Çünkü midenin boş kalması enerji açığını ortaya çıkaracağı için çok daha kötü sonuçlara neden olabilir. Aldığı sıvı besinleri tolere etmeye başlayan çocuklarda hafif bir kahvaltı küçük miktarlarda haşlanmış et, yumurta gibi hem protein, hem de enerji açısından zengin yiyeceklere geçilebilir. Bu dönemde çocuklara kızartmalar gibi yağlı besinler ve barsak hareketlerini artırıcı, kayısı, ceviz gibi gıdaları vermemekte fayda var.  İshal durana kadar liften zengin besinler (fazla posa bırakan çiğ sebze ve meyveler) bağırsak hareketlerini arttırdığı için önerilmez. Yağ emilimi bozulmamış olmasına karşın çok yağlı besinler bağırsaklardan geçişi hızlandırdığı için birkaç gün verilmez. Anne sütü alan çocuklara da sıklıkla anne sütü verilmeye devam edilmelidir.

Çocuklarda ishalin önüne geçmek için hastalığın bulaşma riskini de azaltmak için bazı önlemleri alınmalıdır. Özellikle yemekten önce ve sonra çocukların elleri iyice yıkanmalı. Temizliğinden emin olmadığınız tuvaletler kullanılmamalıdır. Bebeklerin bezleri değiştirildikten veya tuvaletten sonra eller mutlaka yıkanmalıdır. Meyve sebzeler temizliğinden emin olduğunuz suyla yıkanmalıdır. Güneşte beklemiş, açıkta satılan ve son kullanma tarihi geçmiş yiyecekler kesinlikle tüketilmemelidir. Dışarıda yemek yenecekse, pişirilme ortamının hijyenine güvenilen mekânlar tercih edilmeli. Çocuklara açıkta satılan dondurmalar alınmamalıdır. Güvenliğinden ve temizliğinden emin olmadığınız hiçbir su içirilmemeli ve şişe su tercih edilmelidir.

Gıda güvenliğiniz için;

Tüm meyve ve sebzeleri tüketmeden hemen önce bol ve temiz su ile yıkayınız.

İyice piştiğinden emin olduğunuz gıdaları tüketiniz.

Pişirilmiş dahi olsa uygun şekilde saklanmayan gıdalarda mikrop üreyebileceğini unutmayınız, bu nedenle uygun şekilde saklanan gıdaları tüketiniz

Açıkta satılan gıda maddelerini kesinlikle tüketmeyiniz.

Kümes hayvanları, kasaplık hayvan etleri ve ürünleri tam olarak pişirdikten sonra tüketiniz.

Pastörize edilmiş süt ve süt ürünleri kullanınız.

Unutulmamalıdır ki hasta kişiler, ishali düzeldikten sonra birkaç gün içinde de bulaştırıcı olabilir. Aile içinde hastalığın yayılımını önlenmek için hastanın kullandığı tabak, çatal, kaşık, bıçak temizlenmeden başkalarınca kullanılmamalı, hastanın özellikle dışkı ile temas etmiş kirli kıyafetleri sıcak su ile yıkanmalı, tuvalet klor içeren temizleyicilerle ya da çamaşır suyuyla temizlenmelidir.

Sağlıkla buluşmak üzere.

                                         Uz.Dr.Selma ERASLAN –Aile Hekimliği Uzmanı