fbpx Yazarhaticebaltacı | Mamak Havadis

Yazarhaticebaltacı

YALNIZLIK

İçimdeki çocuk yalnızlığımı hatırlatır

Bazen de unutturur

Paylaşamam yalnızlığımı seninle, anlatamam sana

Hayatımda yaşattığım boşluğun içinde yalnızlık

Dolduramaz kimse bu boşluğu

Aynaya bakıp da gördüğümden başkası

İçimi kanatan, yüreğimi dağlayan yalnızlık

Şimdi senden de bana yalnızlık kaldı.

Ne sabah olur ne de akşam

Varken içimde bu yalnızlık

Bu şehir yalnızlık kokuyor

İçine girersen boğulursun

Zemheri bir karanlığın içine girersin

Yalnızlığıyla baş başa bırakarak

Terk etmeli bu şehri

Seni Seviyorum ...

Yine karanlık gecelerimden biri

Seni düşünüyorum, elimde resmin

Kara saçların, kara gözlerin

O kadar güzel ki

 

Bakmaya doyamıyorum.

Ben resmine değil, sana bakmak istiyorum,

Sana haykırıp, seni sevdiğimi söylemek istiyorum.

Biliyorum sen bana bir yıldız kadar uzaksın

Ama sana olan aşkım engel tanımıyor birtanem.

 

Sen onunsun biliyorum, onu seviyorsun

Ama bil ki birtanem

Sen beni sevmesen de, başkasını sevsen de

Ben seni deliler gibi seviyorum.

Eylül isimli şiir kitabımdan

HAYAT GÜZELDİR

Bir uçurtma çiz aklından

İpini o kadar uzun tut ki

İçinde hayat olsun

Güzellik olsun, umut olsun, aşk olsun

Tut uçurtmanın ipini

Savur her yere

Savur ki hayat seni bulsun

Yaşamak neymiş öğren

Uçurtmanın savurduğu yere sen de git

Takma kimseyi

Hayatla sen de uç, dalganı geç

Kısa cümleler kurma

Duyur dünyaya adını

Uçurtmayı uçururken kendini unutma

Unutma kişiliğini

Başkalarından sana ne

Paraymış, pulmuş boş ver

Sonunda açlık olsa da, yoksul olsa da

Eylül

Eylül ayında vazgeçirildim isteklerimden.

Sessiz çığlıklarımı,

Sessiz haykırışlarımı duyuramadım sana.

Hâlbuki gözlerime baksaydın anlardın,

Görürdün içime akan gözyaşlarımı.

Ve de çaresizliğimi…

Bir tek ben bilirim bir de sen,

İçimde yaşattığım sessizliğimi.

Eylül ayında düştüm kara sevdaya,

Sevdiğimi diyemeden taş bastım bağrıma.

Seni sensizliğinle sevdim,

Sensizliği de seni de içimde yaşattım.

Ben seni sevmeyi de,

Seni beklemeyi de Eylül’de bıraktım.

AH İSTANBUL

Tarifsiz kederler içindeyim.
Kederimin sebebi sensin İstanbul!
Ne kadar da zor seni anlatmak
Günlerce düşünülüp, günlerce konuşulup
Sayfalarca yazılıp bitmezsin İstanbul!
Nasıl hak veriyorum şimdi şairlere
Nasılda geliyor insanın içinden yazmak
Sen var ya en büyük ilham kaynağısın
Hele Orhan Veli,
Nasıl da yazıyordu içinden sızıp sızıp
Sonrada gömülüp kalmıştı İstanbul’un bir köşesinde
Neleri atlattın sen
Acıyı yaşadın, hüznü yaşadın
Mutluluğunu herkes seninle paylaştı

GİTMELİYİM

İçimdeki isyanı anlayamazsın
Anlayamazsın bakışlarımdakini
İçimde öyle bir direniş var ki
Sonu hasret mi, zafer mi bilmem
Sevemezsin, gelemezsin, göremezsin,
Duyamazsın dudaklarımdan çıkan kelimeleri…
Sevdiğimi anlayamazsın
Bu bakışlarımdaki sevdadır
Bu ruhumun haykırışı
Ama ne yazık ki sen yoksun…
Onun içi gitmeliyim
Elveda demeliyim sana
Bu acıyı yaşayamam
Bir sevda türküsü dilimde 
İçimde saklı sözleri
Son veriyorum her şeye
Dedim ya güzel gözlüm gitmelisin

BİR KURBAN DAHA

Kuru bir dal gibi atılmıştı uzaklara
Gözden uzak, gönülden uzak..
Bilmiyordu kimse onun derdini,
Sormuyordu kimse ona ne derdin var diye?
Her kızın gibi onun da hayalleri vardı
Sonunda öğrenildi o aşıktı
Seviyordu bir vefasızı
İlk defa sevmişti gönülden,
İlk defa bağlanmıştı birine,
İlk defa gözyaşı döktü bir vefasıza
Onun tek dostuydu kalemi, kağıdı
Anlatamıyordu kimseye derdini
Anlatsa da zaten çaresi yoktu
Kim bilirdi ki severken acı çekeceğini?
Onun tek suçu sevmekti.